Block title
Block content
Sekizinci Pencere

Nev-i beşerdeki bütün ervâh-ı neyyire ashabı olan enbiyalar (aleyhimüsselâm), bâhir ve zâhir mu’cizatlarına istinad ederek; ve bütün kulûb-u münevvere aktâbı olan evliyalar, keşif ve kerametlerine itimad ederek; ve bütün ukûl-u nuraniye erbabı olan asfiyalar, tahkikatlarına istinad ederek, birtek Vâhid-i Ehad, Vâcibü’l-Vücud, Hâlık-ı Külli Şeyin vücub-u vücuduna ve vahdetine ve kemâl-i rububiyetine şehadetleri, pek büyük ve nuranî bir penceredir; hem her vakit o makam-ı rububiyeti göstermektedir. Ey biçare münkir! Kime güveniyorsun ki bunları dinlemiyorsun? Veyahut gündüz içinde gözünü kapamakla, dünyayı gece mi oldu zannediyorsun?
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Otuz İkinci Söz / Sonraki Risale: Lemeât
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

aleyhimüsselâm : Allah’ın selâmı onların üzerine olsun
ervâh-ı neyyire ashabı : nur saçan ruh sahipleri
Hâlık-ı Külli Şey : herşeyin yaratıcısı olan Allah
Kadîr-i Zülcelâl : kudreti herşeyi kuşatan ve sonsuz haşmet ve yücelik sahibi Allah
kemâl-i kudret : Allah’ın kudretinin mükemmelliği, mükemmel iktidar
kemâl-i rububiyet : rububiyetin mükemmelliği, mükemmel terbiye ve idare
keramet : Allah’ın bir ikramı olarak, Onun sevgili kullarında görünen olağanüstü hal
keşif : Allah tarafından ilham olunmasıyla gizli bir şeyin meydana çıkarılması
kulûb-u münevvere aktâbı : nurlu kalb sahiplerinin en önde gelenleri, büyük velîler gibi
ukul-u nuraniye erbabı : aydınlanmış akıl sahipleri
Vâcibü’l-Vücud : varlığı zorunlu olan, var olmak için hiçbir sebebe ihtiyacı olmayan Allah
Vâhid-i Ehad : bir olan ve birliği her bir şeyde görülen Allah
Yükleniyor...