Block title
Block content
Yani, böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense, amelini kusurlu görse, istiğfar etse, daha evlâdır. Madem böyledir. Sen vesveseyi at. Şeytana de ki: Şu hal bir harecdir. Hakikat-i hale muttali olmak güçtür, dindeki yüsre münafidir. اَلدِّينُ يُسْرٌ 2 لاَحَرَجَ فِى الدِّينِ 1 esasına muhaliftir. Elbette böyle amelim bir mezheb-i hakka muvafık gelir. O bana kâfidir. Hem lâakal ben aczimi itiraf ederek, ibadeti lâyıkı vechile eda edemediğimden istiğfar ve tazarru ile merhamet-i İlâhiyeye dehâlet edip, kusurum affolunmak, kusurlu amelim kabul olunmak için mütezellilâne bir niyaza vesiledir.

BEŞİNCİ VECİH

Mesâil-i imâniyede şüphe suretinde gelen vesvesedir. Biçare vesveseli adam, bazan tahayyülü taakkul ile iltibas eder. Yani, hayale gelen bir şüpheyi, akla girmiş bir şüphe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Hem bazan tevehhüm ettiği bir şüpheyi, imana zarar veren bir şek zanneder. Hem bazan tasavvur ettiği bir şüpheyi, tasdik-i aklîye girmiş bir şüphe zanneder. Hem bazan bir emr-i küfrîde tefekkürü, küfür zanneder. Yani, dalâletin esbabını anlamak suretinde kuvve-i müfekkirenin cevelânını ve tetkikatını ve bîtarafâne muhakemesini, hilâf-ı iman zanneder. İşte, telkinât-ı şeytaniyenin eseri olan şu zanlardan ürkerek, “Eyvah! Kalbim bozulmuş, itikadıma halel gelmiş” der. O haller galiben ihtiyarsız olduğundan, cüz-ü ihtiyarîsiyle ıslah edemediğinden ye’se düşer. Bu yaranın merhemi şudur ki:

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Dinde zorluk yoktur.” (Şer’î bir hükümdür.)
2 : “Din kolaylıktır.” Buhari, Îmân: 29; Nesâî, Îmân: 28; Müsned, 5:69.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acz : güçsüzlük
amel : dinin emirlerini yerine getirme
bîtarafâne : tarafsız
cevelân : dolaşma
cüz-ü ihtiyarî : insanın elindeki seçim gücü, irade
dalâlet : hak yoldan sapkınlık inançsızlık
dehâlet etmek : sığınmak
emr-i küfrî : inkârla ilgili husus
esbab : sebepler
evlâ : daha iyi
galiben : çoğunlukla
hakikat-i hal : işin aslı, gerçek
halel : zarar, eksiklik
harec : zorluk
hilâf-ı iman : imana zıt
ıslah : iyileştirme
ihtiyar : irade, istek, tercih
iltibas : karıştırma
istiğfar : Allah’tan bağışlanma dileme
itikad : inanç
kuvve-i müfekkire : düşünme duygusu
lâakal : en az
merhamet-i İlâhiye : Allah’ın merhameti
mesâil-i imâniye : imanî meseleler
mezheb-i hak : doğru mezhep
muhakeme : değerlendirme
muhalif : zıt
muttali : bilme, bilgiye ulaşma
mütezellilâne : kendi kusur ve aczini bilerek
şek : şüphe, tereddüt
taakkul : akıl erdirme
tahayyül-ü küfür : küfrü hayal etme
tasavvur : zihinde şekillendirme, tasarlama
tasdik-i aklî : aklen doğrulama
telkinât-ı şeytaniye : şeytanın telkinleri
tetkikat : araştırmalar, incelemeler
tevehhüm : zannetme, kuruntuya kapılma
tevehhüm-ü küfür : küfür olmadığını kesin bildiği halde, küfürmüş gibi vehimlenme
vechile : yönüyle
ye’s : ümitsizlik
yüsr : kolaylık
Yükleniyor...