Block title
Block content
Mukaddime

Haşir akîdesinin, pek çok ruhî faidelerinden ve hayatî neticelerinden birtek netice-i câmiaihtisarla beyan ve hayat-ı insaniyeye, hususan hayat-ı içtimaiyesine ne derece lüzumlu ve zarurî olduğunu izhar ve bu iman-ı haşrî akîdesinin pek çok hüccetlerinden, bir tek hüccet-i külliyeyi icmal ile göstermek ve o akîde-i haşriye ne derece bedîhi ve şüphesiz bulunduğunu ifade etmekten ibaret olarak İki Noktadır.

BİRİNCİ NOKTA

Âhiret akîdesi, hayat-ı içtimaiye ve şahsiye-i insaniyenin üssü’l-esası ve saadetinin ve kemâlâtının esasatı olduğuna, yüzer delillerinden bir mikyas olarak yalnız dört tanesine işaret edeceğiz:

Birincisi: Nev-i beşerin hemen yarısını teşkil eden çocuklar, yalnız Cennet fikriyle, onlara dehşetli ve ağlatıcı görünen ölümlere ve vefatlara karşı dayanabilirler. Ve gayet zayıf ve nazik vücutlarında bir kuvve-i mâneviye bulabilirler. Ve herşeyden çabuk ağlayan gayet mukavemetsiz mîzac-ı ruhlarında, o Cennet ile bir ümit bulup mesrurâne yaşayabilirler. Meselâ, Cennet fikriyle der: “Benim küçük kardeşim veya arkadaşım öldü, Cennetin bir kuşu oldu. Cennette gezer, bizden daha güzel yaşar.” 1 Yoksa, her vakit etrafında kendi gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri o zayıf biçarelerin endişeli nazarlarına çarpması, mukavemetlerini ve kuvve-i mâneviyelerini zîr ü zeber ederek gözleriyle beraber, ruh, kalb, akıl gibi bütün letaifini dahi öyle ağlattıracak, ya mahvolup veya divâne bir bedbaht hayvan olacaktı.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Hennâd, ez-Zühed 1:221; es-Suyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 1:287, 288.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yedinci Şuâ / Sonraki Risale: Onuncu Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki hayat
akîde : inanç
akîde-i haşriye : haşir inancı
bedbaht : talihsiz
bedîhi : açık
beyan : açıklama
biçare : çaresiz, zavallı
cihet : yön, taraf
dehşetli : korkunç
divâne : akılsız, deli
esasat : esaslar, temeller
haşir : öldükten sonra âhirette tekrar diriltilip Allah’ın huzurunda toplanma
hayat-ı içtimaiye : toplum hayatı
hayat-ı insaniye : insan hayatı
hayat-ı uhreviye : âhiret hayatı
hususan : özellikle
hüccet : delil
hüccet-i külliye : kapsamlı delil
icmal : özetleme
ihtisar : kısaltma, özetleme
iman-ı haşrî : haşre iman
izhar : gösterme, açığa çıkarma
kemâlât : mükemmellikler, üstün özellikler
kuvve-i mâneviye : manevi güç, moral
letaif : lâtifeler, duyular
mahvolmak : yok olmak
mesrurâne : sevinçli bir şekilde
mikyas : ölçek
mîzac-ı ruh : ruhun durumu, yaratılışı
mukaddime : başlangıç, giriş
mukavemet : direnç, dayanıklılık
nazar : dikkat
netice-i câmia : çok kapsamlı netice
nev-i beşer : insanlık
nev-i insan : insanlık, insan türü
nısf : yarısı
ruhî : ruhla ilgili
saadet : mutluluk
şahsiye-i insaniye : insanın şahsiyeti
teşkil eden : oluşturan
üssü’l-esas : temel esas
zarurî : zorunlu, mecbur
zîr ü zeber : alt üst
Yükleniyor...