Block title
Block content
Sekizincisi: Beşinci Şuâ, iki sene Denizli ve Ankara mahkemelerinin ellerinde kalıp sonra bize iade ettiklerinden, Denizli Mahkemesinde beraatimizi netice veren müdafaatımla beraber Siracü’n-Nur ismindeki büyük mecmuanın âhirinde yazılmış. Gerçi evvelce mahrem tutuyorduk; fakat madem mahkemeler onu teşhir edip beraatle bize iade ettiler. Demek bir zararı yoktur diye teksirine izin verdim. Ve o Beşinci Şuânın aslı, otuz kırk sene evvel yazılmış müteşabih hadîslerdir; fakat ümmette eskiden beri intişar eden bir kısmına gerçi bazı ehl-i hadîs bir zaafiyet isnad etmişler, fakat zâhirî mânâları medâr-ı itiraz olmasından, sırf ehl-i imanı şüphelerden kurtarmak için yazıldığı halde, bir zaman sonra onun harika te’villerinin bir kısmı gözlere göründüğü için biz onu mahrem tuttuk, tâ yanlış mânâ verilmesin.

Sonra, müteaddit mahkemeler onu tetkik edip teşhirine sebep olmakla beraber, bize iade ettikleri halde, şimdi beni tekrar onunla suçlu yapmak ne kadar adaletten, haktan, insaftan uzak olduğunu, bizi kanaat-ı vicdaniye ile mahkûm edenlerin vicdanlarına ve onları dahi mahkeme-i kübrâya havale ederek, 1 حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ deriz.

Dokuzuncusu: Çok mühimdir. Fakat bizi mahkûm edenlerin, Risale-i Nur’u mütalâalarının hatırı için, onları kızdırmamak fikriyle yazmadım.

Onuncusu: Kuvvetli ve ehemmiyetlidir. Fakat yine onları küstürmemek niyetiyle şimdilik yazmadım.
Tecrid-i mutlakta mevkuf
Said Nursî
• • •
On beş sene evvel Eskişehir Mahkemesinde, Heyet-i Vekileye yazılan arzuhalin bir parçasıdır. HAŞİYE
Ey ehl-i hall ve akd!
Dünyada emsali nadir bulunan bir haksızlığa giriftar edildim. Bu haksızlığa karşı sükût etmek hakka karşı bir hürmetsizlik olduğundan, bilmecburiye, gayet ehemmiyetli bir hakikati fâş etmeye mecburum.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Allah bize yeter; O ne güzel vekildir.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:173.
HAŞİYE : Madem on beş sene evvel aynı mesele için bu istida Heyet-i Vekileye yazılmış. Şimdi tekrar aynı mesele için aynını tekraren alâkadar makamata vermeye mecbur oldum.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Üçüncü Şuâ / Sonraki Risale: Beşinci Şuâ
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhirinde : sonunda
alâkadar : alakalı, ilgili
arzuhal : dilekçe, hâlini bildirme
beraat : temize çıkma, suçsuz olduğunun anlaşılması
ehl-i hadîs : hadîs âlimleri, hadîs ilmiyle uğraşanlar
ehl-i hall ve akd : hükümet ve Cumhurbaşkanının seçme ve azletme yetkisine sahip olan meclis
ehl-i iman : iman edenler, mü’minler
emsal : benzer
evvel : önce
giriftar : tutulmuş, yakalanmış
haşiye : dipnot
Heyet-i Vekile : Bakanlar Kurulu
intişar : yayılma
istida : dilekçe
kanaat-ı vicdaniye : vicdanî kanaat, vicdana ait fikir
mahkeme-i kübrâ : âhirette Allah’ın huzurunda kurulacak olan büyük mahkeme
mahkûm : hükümlü, tutuklu
mahrem : gizli olan, herkese söylenmeyen
makamat : makamlar, konuyla ilgili yerler
mecmua : kitap
medâr-ı itiraz : itiraz sebebi
mevkuf : tevkif edilmiş, tutuklu
müdafaat : savunmalar
mühim : önemli
mütalâa : dikkatle okuma, inceleme
müteaddit : bir çok, çeşitli
müteşabih hadis : mânâsı açık olmayan, yoruma ihtiyacı bulunan hadîs
nâdir : eşine az rastlanan
te’vil : yorum
tecrid-i mutlak : hücre hapsi, kimseyle görüştürmeme
teksir : çoğaltma
teşhir : sergileme
tetkik : inceleme
ümmet : peygambere inanıp onun yolundan gidenler, mü’minler
zafiyet isnat etme : hadisin zayıf olduğunu, sahih hadis şartlarını taşımadığını belirtme
zâhirî : görünen, açık
Yükleniyor...