Block title
Block content
Siyasî rical, siyasî sahada nizam-ı içtimaîyi, milletin hak ve hürriyetlerini temine çalıştıkları gibi, Risale-i Nur Müellifi de, mânevî sahada, kalblerde bunları yerleştirmeye çalışıyor. Gayeler müşterektir. Bir mekteb-i irfan olan Risale-i Nur’un müellifi ve şakirtleri âsâyişin, nizam ve intizamın fahrî ve mânevî bekçileridir. Mânevî sahada, kalblerde ve dimağlarda anarşinin, bozgunculuğun kalkmasına çalışmaktadırlar. Kemal-i samimiyetle, hiçbir ivaz ve garazı olmaksızın, hiçbir karşılık beklemeksizin, yalnız Allah rızası için, millet ve memleketin menfaati için çalışmaktadırlar. Bunu yapmak bir cürüm ve cinayet değil, millet ve memlekete bir hizmettir. Muahazeye değil, takdire lâyıktır. Beraatini istemek hakkımızdır. Karar yüksek mahkemenindir.
• • •

Avukat Seniyüddin Başak’ın müdafaa

Müteakiben, müellifin diğer vekili olan avukat Seniyüddin Başak kalkmış, kısa birkaç söz söylemiştir:

“Artık mesele aydınlanmış, hakikat güneş gibi tezahür etmiştir. Yüksek mahkeme herşeye vâkıf olmuştur. Benim buna ilâve edecek bir sözüm yoktur. Böyle kıymetli, faziletli, millet ve memleket için cansiperane ve hiçbir ivaz ve bedel mukabili olmayarak fîsebilillâh çalışan zevatı buralara getiren, cinayet sandalyelerine oturtan zihniyet hakkında bazı mütalâada bulunmak isterdim; fakat onun yeri burası değildir. Bunun için ayrıca bir eser yazmak icap eder. Çünkü bu zihniyetle mücadele herkes için bir vazifedir. Yüksek mahkemenin yüksek vicdanı beni müdafaadan müstağni kılacak derecede itmi’nanbahştır. Müvekkilimin beraatini istemekle şeref duyarım.”
• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Afyon Hayatı
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

anarşi : kargaşa, başıbozukluk
asayiş : emniyet, huzur, güven
beraat : temize çıkma, suçsuz olduğunun anlaşılması
cansiperâne : canını fedâ edercesine, canını siper ederek
cürüm : suç
dimağ : beyin, akıl, şuur, zihin
fahrî : karşılıksız, gönüllü olarak bir şeyi yapma
fazilet : üstünlük, erdemlilik, güzel ahlâk
fîsebilillâh : Allah yolunda, Allah rızası için
garaz : kötü maksat, art niyet
hakikat : gerçek, doğru
intizam : düzenlilik
itmi’nanbahş : güven veren, rahatlık veren
ivaz : karşılık, bedel
kemal-i samimiyet : tam bir içtenlik
mekteb-i irfan : irfan okulu; Cenâb-ı Hakkı tanıtan, bildiren, hak ve hakikate ulaştıracak bilgiyi ders veren okul
muahaze : ayıplama, kusurlu bulma, suçlama
mukabil : karşılık
müdafaa : savunma
müellif : yazar, bir eseri kaleme alan
müstağni kılma : ihtiyaç bırakmama
müşterek : ortak
mütalâada bulunma : etraflıca inceleyip düşünme, bir düşünceyi dile getirme
müteakiben : daha sonra, takip ederek
müvekkil : vekâlet veren, vekil tayin eden kimse
nizam : düzen
şakirt : talebe, öğrenci
tezahür : ortaya çıkma, görünme, belli olma
vâkıf olma : bir şeyi bütün yönleriyle bilme
vekil : başkasının adına ve yerine hareket eden; avukat
zevat : zatlar, kimseler
Yükleniyor...