Miftahu'l İman
Güneş ve Arş gibi büyük cirmler haşmet lisanıyla “ Yâ Celîl, Yâ Kebîr, yâ Azîm” dedikleri vakit, sinek ve semek gibi o küçücük zîhayatlar dahi rahmet lisanıyla “ Yâ Cemîl, Yâ Rahîm, Yâ Kerîm” diyerek, o musika-i kübrâya lâtif nağamatlarını katıyorlar, tatlılaştırıyorlar.
Hiç mümkün müdür ki, o Celîl-i Zülcemâlden ve o Cemîl-i Zülcelâlden başka birşey, kendi başıyla şu âlem-i ekber ve asgara icad cihetinde müdahale edebilsin? hâşâ!
Okuyan -> Nazım Gökçek
Yorumlar
Nurun üç hassası bahsi diğer eserlerde yok. Sadece Miftah-ül İman'da var ve çok faydalı. Herkesin muhakkak okuması gerek