Arabi Mesnevi Nuriye - Giriş
Bil ki: Bir kaya üzerinde biten küçük bir ağacın başında iki çeşit meyve gördüm, hayrette kaldım. Dikkatle baktığımda gördüm ki meyvelerden biri Kürtçe "Kizvan” denilen kendi meyvesi, diğeri ise parmak kalınlığında ondan biraz küçük veya biraz büyük, kıvrılmış, içi boş bakla gibi bir şey... Âdeta misafirler için hazırlanmış bir menzil...
Derken bu ikinci meyveden bir tane aldım. Açtığımda içinden küçücük sinekçikler çıktılar, havada uçmaya başladılar.
Bunları ve bunların kardeşleri olan karınca ve sinekleri, güneş batarken gruplar halinde ışıkta zikrin cezbesiyle raks ederken görürsün.
Sakın bunları oynayan, eğlenen başıboş varlıklar olarak görme! Onlar, gençler olarak kendilerini havada tutan Rahmanın cezbesiyle zikreden meczuplardır.
Bu bakla görünümündeki şey, cenin halindeki bu sinekçiklere, aslında cins olarak bunlara uygun olmadığı gibi, nev' olarak da ağaca uygun olmayan temiz- leziz rızıklara sahip ana rahmini andıran en güzel bir yuva hazırlamıştır.
Bu durum açıkça gösterir ki bu muamele, bu câmid ağacın ve aklı olmayan sinekçiklerin nazarının fevkinde bir nazar ve tedbirden meydana gelmektedir. Onlar bu hikmetli tedbiri yapabilecek durumda olmadıklarına göre, bu tedbirin onların dışında ve bu işi bilen bir zâta havalesi lâzım gelir.
Hariçten tasarrufta bulunan bu zâtın, elbette her şeyden önce kat'î bir zaruretle dünyanın her tarafındaki bu iki nev'in bütün fertlerini ve bunların beşikleri dâhil onlarla alâkalı her şeyi kuşatmış olması lâzımdır. Bunu yapan ise, Alîm-i külli şey ve Kadîr-i külli şeyden başkası olamaz.
Ey Allah'ın mülkünde Allahtan başkasının tasarrufunu mümkün gören ve Allah'ın bazı ince san'atlarında tesadüfün olmasını kabul eden! Sana sorarım:
Bu küçük ağaç, bir dalının başına yumurtlayan ve yumurtalarını ağacın himayesine emanet olarak bırakan bu sineğin dilini nasıl bilecek, sözünü nasıl işitecek ve anlayacak? Öyle ki, sinek yumurtalarını bırakıyor, ağaççık o anda en latîf bir şefkatle ana rahmi gibi emin yuvalar veya yüksek kuş yuvaları gibi rahimler, havada sallanan beşikler meydana getiriyor!
O ağaççık rahmet hazinesinden kâfi, vâfi, lezzetli, değerli bir rızık alıyor, bunları o yuvada iddihar ile kendisi ve kendi yavruları cinsinden olmayan Allah emaneti misafirlerine "fi sebilillah” takdim ediyor.
Bu masnuat arasında görülen tecavüb şehâdet eder ki: Bu ağaççık ve şu sinek, hatta bütün ağaç ve sinekler, hatta kâinattaki her şey Ehad- Samed olan -bir seyyidin hizmetkârlarıdır, bir mürebbinin tedbiri altındadır ve bir müdebbirin terbiyesi ile terbiye olur. (Âmenna)