Esmada İsm-i Tafdil
Bil ki: “Erhamürrahimin, Ahsenü’l-Hâlıkîn, Allahu Ekber” gibi Allahın bazı isim ve sıfatlarında ism-i tafdilin kullanılması hâlis tevhide aykırı değildir. Çünkü bundan murat, hakîki ve bizzât mevsuf olanın, vehimle ve esbaba mübtela zahirî nazarla veya aklen mümkün görülen vasıflarla tavsif edilene tafdilidir.
Keza, bu tür tavsifler Vahid-i Kahharın izzetine de aykırı olamaz. Çünkü bundan murat nefsül-emirdeki Onun sıfat veya fiilleriyle mahlûkatın sıfat ve fiilleri arasında muvazene değildir.
Zira Allahın kemâline nisbetle bütün masnuattaki kemâl zayıf bir gölgedir. Dolayısıyla, bütün varlıkların mecmuu haysiyetiyle bile O’nunla bir muvazene nisbetine sahip olması düşünülmez ki, “Allah onlardan daha üstündür” denilsin.
Böyle ifadelerden murat, Allahın mahlûkattaki tasarrufu ve mahlûkatın hususi kâbiliyeti derecesinde bu tasarruftan etkilenmesi ile, bu mahlûkatta zahirî sebeplerin onlardaki tasarrufu ve onların da bundan etkilenmesi arasındaki durumu muvazenedir. Sadece çavuşunu bilen, teşekkür ve hürmetini ona yönelten askere “ey filan! Padişah senin çavuşundan daha büyük ve daha merhametlidir” denilmesi gibi...
Bundan bizatihi murat, çavuşla padişah arasında bir mukayese değildir. Şayet öyle olsa, bu anlamsız olur. Çünkü asker, gerçekte padişaha bağlıdır, çavuşa bağlılığı padişahın izniyledir, bunu hatırlatmak için böyle bir ifade kullanılmıştır.
-“Allah, her merhamet sahibinden daha merhametlidir.”
-“Her ikram edenden daha cömerttir.”
-“Her izzet sahibinden daha azizdir”
ve benzer ifadelere gelince, bunlardan murat şudur: Bütün mükrimlerin ihsanları şayet bir şahısta toplansa, Allahın nihayeti olmayan rahmet denizinden o şahsa isabet eden miktara müsavi gelmez.
Burada dört cihetle Allahın tafdili söz konusudur:
Tafdil edilen hakîkidir, birdir, birine ve bir tek ihsanına göre tafdili yapılmıştır.
Mevcûdatta bu sıfatların varlığı ise itibaridir, hepsi itibarıyladır.
Ellerinde olanların hepsi, Ehad- Samedin namütenahi feyzinden bir şahsın bir tek hissesine düşene müsavi gelmez.Nitekim Allah şöyle buyurur:
“Allah’tan başka çağırdıklarınız -bir araya da gelseler- bir sineği bile yaratamazlar.” (Hacc, 73)