İç İçe Âlemler
Bil ki: Âlemdeki masnuatın envaı, özellikle de arzın sathındaki bitki ve hayvan nev’ileri üst üste yerin yüzüne serilmiş örtülere ve arzın veya âlemin giydiği iç içe terkip olunmuş süslü gömleklere benzer. Lâkin onların bazısı çok ince, bazısı çok kısa, bazısı seyrek dokunmuştur. Bazısı da sonbaharda parçalanır, baharda yenilenir. Ama onların tamamında manzum bir insicamla ölçülü bir dokuma vardır.
Nev’ilerin şevk ile birbiriyle kucaklaşmaları ve birbirlerine yardım etmeleri, hüsn-ü muaşeretle fertlerin birbirlerine refakatleri ve birbirleriyle komşuluk yapmaları şehâdet eder ki, bunların hepsi bir Nessacın nesci ve bir Seyyidin hizmetçileridir.
Bunların her birinin birbirine girmiş ve birbirine karışmış o örtülerde, bir başka dokumaya girmeyen mümtaz atkılarla, başkalarına karışmayan muayyen işlemelerle, karıştırmadan, birbirine katmadan ve hatasız şekilde dokunmaları, gözle görmüş gibi bir yakînle şehâdet eder ki, bunlar kudretine ve hikmetine nihayet olmayan bir zâtın san’atıdır.
Birbirinden farklı şeylerde görülen kasdî tezyin ve emsali durumların terettübü şehâdet eder ki, âlem sarayını çeşit çeşit süslü nev’ilerle süsleyen kim ise, o sarayın levazımatını, esaslarını ve eczasını yaratan da Odur.
Hakîkaten san’attaki tezyin;
- Sâni’i tanıttıran mühim maksatların en ehemmiyetlilerinden,
- teveddüt ve taarrufun en şeffaf aynalarından
- ve tahabbübün en latîf unvanlarındandır.
Eğer istersen nihayetsiz misallerden şuna bak:
Ayçiçeği denilen güneşe yönelik sarı çiçek, gece kapanır, gündüz açılır. Baharın başlangıcından sonbaharın sonuna kadar genç kalır. Onun san’atkârı o çiçeği, tesbih ederek cevelan eden bazı latîf böceklere, latîf- temiz bir mesken yapar. O sarı çiçeklerden birinde, bu küçücük böceklerden bir cemaat bulunur. Sanki o çiçek bunlara bir bahçe veya bir saray veya bir köy gibidir.
Tesbih ederiz o zâtı ki:
- Herşeyde Onun lütfu görülür.
- Mahlûkata kudretini bildirir.
- Süslü masnuatıyla kullarına kendini sevdirerek tanıttırır.
Onun şanı yücedir ve Ondan başka ilâh yoktur.