İlâhî Kurbiyet

Bil ki: Cenâb-ı Hak yakındır, sen ise uzaksın. Çünkü O, seninle beraber ol­du­ğu gibi, nev’inin bütün fertleriyle de beraberdir. Senin nev’inle beraber ol­du­ğu gibi cinsinin bütün fertleriyle de beraberdir. Senin cinsinle beraber olduğu gi­bi, canlıların her biriyle de beraberdir.

Her bir canlı ile beraber olduğu gibi, diğer mevcûdatın tabakaları ve daireleri ile de beraberdir. Tabaka tabaka bütün mevcûdatla, ta zerreler, esir maddesi, ru­ha­niler ve maneviyat tabakasına ve ta vehmin ihata edemeyeceği tabakalara ka­dar hepsiyle beraberdir.

Senin cihetinden O’na yaklaşmak istediğinde, kendinden geçip inbisat ile cüz’i­yetten nev’in külliyeti makamına yükselmen, sonra ruhun ıtlak ve ka­yıt­sız­lı­ğıyla sıyrılıp külliyet kazanarak cinsinin makamına terakki etmen ve hakeza yet­miş bin kadar perdeyi geçmen gerekir.

Çünkü O, seninle olduğu gibi her şeyin de yanındadır. Ancak her şeyin ya­nın­da olabilirsen, bulunduğun yerden O’nun yanında olabilirsin. Sonra da im­kân ile vücub ortasındaki hadsiz mesafe karşına çıkacaktır.

Öyle yakınlığı içinde uzak ve dûnunda binlerce otağ bulunan, o otağların da aşa­ğısında nice mehalik bulunan zâta vusûl nasıl olur ki? Madem öyledir, O’nunla bekâ bulmak ve kurbuyla yakın olmak için, senin Ona olan uzaklığını ortadan kaldır.

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...