İşaratül-İcaz 31. Ders - Küfür hakkında sorular cevaplar
Hizmetlerimize katkı sağlamak için bu kanala katılın:
https://www.youtube.com/channel/UCVnqfUD7GICAPDc4PtoNugg/join
Bil ki: اَلَّذ۪ينَ de elif-lâm gibi beş manayı ifadede kullanılır. Bunların en meşhuru, ahd, yani belirliliktir. Dolayısıyla buradaki اَلَّذ۪ينَ Ebu Cehil, Ebu Leheb, Ümeyye Bin Halef gibi inkâr üzere ölen küfrün önderlerine bir işarettir. Buna göre, âyette gayptan haber vermek vardır.
Bu gibi söz incelikleri birtakım lem’alardır. Bunlardan, Kur’ân’ın manevi i'câzının dört nev’inden bir nev’i ortaya çıkar.
"İnkâr ettiler" lafzına gelince, bil ki:
Küfür, Peygamberin (as) getirdiklerinden kesin olduğu bilinen herhangi bir şeyi inkârdan hâsıl olan bir zulmettir.
Eğer desen: Kur’ân, zaruriyattandır. Bununla beraber (niçin) manalarında ihtilaf edilmiştir?
El-cevap: Kur’ân’ın her bir kelâmı için üç hüküm vardır:
1-“Bu, Allah’ın kelâmıdır.”
2-“Bu kelâmın murad ettiği mana haktır.”
Bunlardan herhangi birini inkâr küfürdür.
3-“Bu kelâmın manası şudur.”
Eğer bu mana muhkem veya müfesser ise, buna vakıf olduktan sonra inanmak vaciptir, inkâr etmek ise küfürdür.
Eğer zâhir veya başka manaya ihtimali olan nass ise, keyfi olmamak şartıyla başka bir te’vile binaen o manayı kabul etmemek küfür değildir.
Mütevatir hadis de âyetin benzeridir, ancak hadisle ilgili olarak ilk hükmün inkârı meselesinde teemmül lazımdır.
Eğer desen: Küfür cehildir. Hâlbuki Tenzilde (Kur’ân’da) “Onlar Onu (peygamberi) kendi evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar” (Bakara, 146) denilmiş. İkisini nasıl tevfik edeceğiz?
El-cevap: Küfür iki kısımdır:
1-Küfr-i cehlî. Yani bilmiyor, inkâr ediyor.
2-Küfr-i cuhûdî, temerrüdî.
Biliyor, ama kabul etmiyor. Yakîni var, ama inanmıyor. Tasdik ediyor, lakin vicdanı izanda bulunmuyor. Buna dikkat et!
Eğer desen: Şeytanın kalbinde marifet var mıdır?
El-cevap: Hayır. Fıtrî san’atının hükmüyle kalbi daima saptırmakla meşguldür, aklı da daima küfrü telkin etmeyi tasavvur eder. Bu meşguliyet hiç kesilmez ve şu tasavvur aklından hiç zail olmaz ki kalbine marifet girebilsin.
Eğer desen: Küfür kalbe ait bir özelliktir. Bu durumda zünnar bağlamak veya ona kıyas edilen şapka nasıl küfür olur?
El-cevap: Şeriat gizli şeylere emarelerle itibar eder, hatta bu sırdan, zâhiri sebepleri illet makamına koymuştur. İşte, bazı türü rükûa mâni olan zünnar giymekte ve secdeye engel olan şapkayı takmakta,
-ubudiyetten istiğna alâmeti,
-ayrıca kâfirlerin gidişatını ve dinlerini beğenmeyi ima eden kendini onlara benzetmek vardır.
Gizli olan küfür özelliğinin olmayışına kat’i hükmedilemediğinden, zâhir olanla hüküm verilir.
Eğer desen: İnzar (uyarmak) fayda vermeyecekse mükellef kılmak niye?
El-cevap: Aleyhlerinde delil olup onların ilzamı için.
Eğer desen: Onların küfürde temerrüdünü haber vermek, onların iman etmelerinin imkânsız oluşunu gerektirir. Bu, muhal bir şeyi teklif etmek olmaz mı?
El-cevap: -Tafsili geleceği üzere-, onlarla ilgili bu haber, keza ilâhî ilim ve irade, sebepten ayrı müstakil bir şekilde onların küfrüne taalluk etmez, ancak onların kendi iradeleriyle küfrü tercih etmelerine taalluk eder.
Buradan hareketle şöyle denilir:
“Seçmeye mecbur olmak,
iradeyi ortadan kaldırmaz.”
Eğer desen: İman etmeyeceklerine iman etmeleri paradoksa benzer aklen muhal bir durumdur.
El-cevap: Onlar ayrıntılarla mükellef değillerdir ki, muhal lâzım gelsin!