İşaratül-İcaz 8. Ders - Allahtan yardım talebi
Bu da, bundan önceki إِيَّاكَ نَعْبُدُ gibi üç cemaat itibarıyladır:
Yani “Biz insan azaları, muvahhidler topluluğu ve kâinat cemaati, başta sana ibadet etmemiz olmak üzere, bütün ihtiyaçlar ve maksatlara tevfik ve yardımı ancak senden isteriz.”
إِيَّاكَ nin tekrarı,
- Hitap ve huzur lezzetini artırmak içindir.
- Ayan makamı bürhan makamından çok daha yüce ve çok daha büyük olmasındandır.
- İlâhî huzurda olmak, sadık olmaya ve yalan söylememeye daha ziyade sevkedicidir.
- Bir de iki maksattan her birinin müstakil olmasından dolayıdır.
Bil ki: نَسْتَعِينُ nün نَعْبُدُ ile nazmı:
1-Ücretin hizmetle nazmı gibidir. Çünkü ibadet, Allah’ın kulu üzerinde bir hakkıdır.
Yardım ise, Allah’ın kuluna bir ihsanıdır.
إِيَّاكَ deki hasr şuna işarettir:
Kul, bu şerefli nisbet olan ibadetle ve Allah’a hizmetle, sebeplere ve vasıtalara tezellülden kurtulur, hatta vasıtalar
ona hizmetkâr olur.
O ise yalnız Bir’i bilir, böylece -daha önce geçtiği gibi-, itikad ve vicdan dairesinin hükmü tecelli eder. Allah’a hakkıyla hizmetkâr olmayan kimse ise, sebeplere hizmetkâr olur, vasıtalar önünde zillet gösterir.
Lakin sebepler dairesinde iken, abdin sebepleri bütün bütün ihmal etmemesi gerekir, ta ki Allah’ın hikmet ve meşietiyle koyduğu nizam karşısında temerrüd etmiş olmasın. Çünkü bu dairede iken yapılan tevekkül, -daha önce geçtiği gibi- tembelliktir.
2- نَسْتَعِينُ nün نَعْبُدُ ile nazmının bir diğer ciheti) Mukaddemenin maksat ile nazmı gibidir. Çünkü yardım ve tevfik, ibadetin mukaddemesidir.