Kur'an'ın ve Felsefenin Üslubu (3.Bölüm) Tarih: 01.03.2011 - 11:23 | Güncelleme: 14.03.2024 - 00:54 YouTube'dan izle Vimeo'dan izle yüksek | wmv (69MB) “O gün semâyı, kitap sahifelerini dürer gibi düreriz.” (Enbiyâ, 21/104) “O, geceyi, kendisini durmadan kovalayan gündüze bürüyüp örter.” (A’râf, 7/54) “Tek bir sesledir ki, onların hepsi birden toplanıp huzurumuza getirilirler.” (Yâsin, 36/53) Bu ayetleri Üstad’ımız; Kur’anın yüksek hakikatlerini, şiirin sönük ve basit üslubunun ifade edemeyeceğine delil getirmektedir. Fakat teferruatına ve izahına girmiyor. Bu hususta yardımcı olabilir misiniz?"Bu zamandan o zamana bakmakla mezkur zevkin dekaikini göremeyeceğimiz" ifade ediliyor. Fakat On Üçüncü Söz’deki cümleler ve ifadeler bu zamandan, o zamana baktırmıyor mu? Yoksa farklı bir bakışı mı tavsiye ediyor?Üstadımız, Kur’an-ı Kerim’in kâinatın hakikatine dair beyanatlarını gaybi bir ağaç misaliyle nazara vermektedir. Bu mesele sadece ihtisas sahibi zevatı mı ilgilendiriyor; bizlerin de istifademizi temin etmek üzere, bu ağaç misalini biraz açabilir misiniz?"Esmâ ve sıfât-ı İlâhiyeyi, şuûn ve ef'âl-i Rabbâniye bir şecere-i tûbâ-i nur hükmünde" ile "birbirine uygun, birbirine lâyık, birbirini kırmayacak, birbirinin hükmünü bozmayacak bir surette" ifadelerini izah eder misiniz?Açıklayan: Prof. Dr. Alaaddin BAŞARProgram Adı: Sorularla Sözler İndirme Linkleri Kategorileri: On Üçüncü Söz 114 izlenme Bu içeriği faydalı buldunuz mu?