Marifetullahın şahitleri, burhanları üç çeşittir...
ONUNCU NOTA
Bil, ey gafil, müşevveş Said! Cenâb-ı Hakkın nur-u marifetine yetişmek ve bakmak ve âyât ve şahitlerin âyinelerinde cilvelerini görmek ve berâhin ve deliller mesâmâtıyla temâşâ etmek iktiza ediyor ki, senin üstünden geçen, kalbine gelen ve aklına görünen herbir nuru tenkit parmaklarıyla yoklama ve tereddüt eliyle tenkit etme.
Sana ışıklanan bir nuru tutmak için elini uzatma. Belki gaflet esbabından tecerrüd et, onlara müteveccih ol, dur. Çünkü, ben müşahede ettim ki, marifetullahın şahitleri, burhanları üç çeşittir: Bir kısmı su gibidir. Görünür, hissedilir, lâkin parmaklarla tutulmaz. İkinci kısım, hava gibidir. Hissedilir, fakat ne görünür, ne de tutulur. Üçüncü kısım ise, nur gibidir. Görünür, fakat ne hissedilir, ne de tutulur.
Okunan Yer: On Yedinci Lem'a, Onuncu Nota
Açıklayan: Mehmed Kırkıncı Hocaefendi
Yorumlar
Muhterem ağabeylerimizden bu 10.notanın tafsilli bir izahını rica ediyoruz.
Nur talebeleri imansız kabre girmez. Bir delil bekleniyor fakat bunun için. Lillahilhamd iki emare kalbe geliyor. Bürhan deyince somut unsur aranıyor genelde. Peki kalbe gelen nedir? Aslında o daha kuvvetli fakat ince bir fikir ile tutmak gerektir ki; sönmesin, dağılmasın ve bozulmasın. Tabakat-ı nâs muhtelif olduğu, hem kesretli tabaka olan tabaka-i avâm, gözüne daha ziyade itimad ettiği için, o sekiz inâyâtın içinde en kuvvetlisi değil, belki en zâhirîsi tevafukat olduğundan...