Müslümanlar dinlerine bağlandıkları ölçüde terakki etmişlerdir.
Hem de tarih bize bildiriyor ki, ehl-i İslâmın temeddünü, hakikat-i İslâmiyete ittibaları nispetindedir. Başkaların temeddünü ise, dinleriyle mâkûsen mütenasiptir.
Hem de hakikat bize bildiriyor ki, mütenebbih olan beşer, dinsiz olamaz. Lâsiyyema, uyanmış, insaniyeti tatmış, müstakbele ve ebede namzet olmuş adam dinsiz yaşayamaz...
Okunan Yer: Risale-i Nur Külliyatı, Münâzarat
Açıklayan: Mustafa Karaman
Kategorileri:
1.785 izlenme
Yorumlar