Block title
Block content

Nefsin mahiyeti; en büyük düşmanımız olmasıdır...

 

İ’lem eyyühe’l-aziz! Misafir olan bir kimse, seferinde çok yerlere, menzillere uğrar. Uğradığı her yerin âdetleri ve şartları ayrı ayrı olur.

Kezalik, Allah’ın yolunda sülûk eden zât çok makamlara, mertebelere, hallere, perdelere rastgelir ki, bunların da herbirisi için kendine mahsus şartlar ve vaziyetler vardır. Bu şartları ve perdeleri birbirine halt edip karıştıran, galat ve yanlış hareket eder. Meselâ bir ahırda atın kişnemesini işiten bir adam, yüksek bir sarayda andelibin terennümünü, güzel sadâsını işitir. Eğer o terennümle atın kişnemesini fark etmeyip andelibden kişnemeyi talep ederse, kendi nefsiyle mugalâta etmiş olur...

 

Okunan Yer: Mesnevi-i Nuriye | Zeylü'l-Habbe
Açıklayan: Prof. Dr. Şener Dilek

Paylaş

Yorumlar

FATİH
S.A Şener agabey nefis ve mertebelerını çok guzel anlatımda bulunuyor .makam ve mertebe konusunda ise nur dairesinde herkes rısalei nur a talebe oldugu için üstadımız da talebeyim buyuruyor NUR HİZMETİNDE :DİNEN CAİZ OLAN MAKAM VE MERTEBE TALEP ETMEK SIRRI İHLASA MUHALİF OLDUGU İÇİN CENNETTE MAKAM KAZANMAK gibi manalardan nur talebeleri şiddetle kaçıyor .SAİD İN MAKAMI YOKTUR İLMİDE YOKTUR BEN DÜNYAMI DEGİL AHİRETİMİDE FEDA ETTİM buyuruyor üstadımız . guzel olan rısaledeki manaların cercevesinden çıkmamak , yoksa anlatan veli dahi olsa bu hayattar manaları kendi ilmi ile karıştırıp öldürüyor S.A
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
acizim
Selamun aleyküm Bende aynı fikirdeyim bazı abiler kendi fikirlerini yorumlarını çok fazla ön plana çıkarıyorlar halbuki risale-i nur un hocası risale-i nur dur. Bu anlamda Ahmet çolak, Burhan sabaz,ve osman bostan ağbiler Risale-iNur'a bağlı kalarak ders anlatıyorlar.Beğenerek takip ediyor ve dinliyoruz. Allah inşaallah hepsinden tüm ağbilerimizden razı olsun. Hizmetlerini kabul etsin. Dua ile.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
güven (doğrulanmadı)
Fatih kardeşim nur talebeleri makam itibariyle hepsi birdir. ama mertebe itibariyle şahsi gayretleri ve hizmetleri neticesi Allah indindeki makamı farklıdır hepsinin tek tip olması ilahi adalete aykırı düşer. Mesale üstad bir yerde risale-i nurları anlayarak ve kabul ederek okuyan bu zamanın mühim bir alimi olabilir diyor yani alimlikten gaye olan imani kemalatı kazanabilir ve kazanıyor demektir bundan anlaşılıyorki herkesin mertebesi aynı olmaz ve olamaz aynı kitabı okusalar bile. Şener abinin kasteddiği mana bu olsa gerek yoksa kendini bu hizmete adayan ve inkişafı için gayret eden herkes nur talebesidir ve kimin daha kamil olduğunu Cenabı Allah bilir. Yoksa üstad, Said yoktur saidin ilmide yoktur demesinden kastı şu olsa gerek mesela Ayın ışığı vardır fakat güneştendir güneş ışığını kesse ayın ışığı kalamayacak. Üstadda nurunu cenabı haktan alıyor bu cihetle bakıldığında tabiyki said yoktur saidin ehliyetide yoktur. fakat herkeste cüzzi irade vardır ve cüzzi iradesini kullandığı nisbette değer kazanır. üstadda cüzzi iradesini kullanmasaydı Bediüzzaman olurmuydu. Üstad manevi zenginliğini bizim üzerimizde büyüklük olarak kullanmamış ve kendi şahsını aradan çekmiş ve bu hizmet oluşmuş bizde üstadın bu halini kendimizde nekadar yansıtabilirsek okadar huzmetimizde mesafe kaydetmiş oluruz. Üstad böyle demiş ise üstadın şimdi makamı yoktur diyebilirmiyiz ve bu hizmette bulunanlar ve üstad arasında mertebe farkı yokmudur. Böyle dersek biz neysede üstada hakikatte olmasada zahiren haksızlık etmiş oluruz. Tabiyki hizmetimizde herkese talebe nazarıyla bakılır ve o noktada eşittir. Hakiki mertebeleri Allah bilir. Şimdi biz şöyle bir dua etsek Yarab bizi Peygamberimizle sahebelerimizle ve üstadımızla haşreyle dersek bizzat olmasada tebei manada cenneti istamiş olmazmıyız ve böyle bir dua yanlışmıdır. Çok uzattım fakat şunu diyeyim son kelam olarak manaları karıştırmamak lazım sureten birbirine benzeyen konuları karıştırmayalım.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...