Şiddete Hayır Diyoruz!
Şiddete Hayır Diyoruz
“Eğer durdurabilirsem, kırılmasını bir kalbin
Yaşamış olmayacağım beyhûde.
Eğer hafifletebilirsem ıstırabını bir hayatın,
Veya acısını bir ağrının,
Yaşamış olmayacağım beyhûde.
Veya koyabilirsem tekrar yuvasına,
Baygın ve halsiz bir serçeyi;
Yaşamış olmayacağım beyhûde…”
Emily Dickenson’un dediği gibi beyhude yaşamış olmamak için elimizi sevgiyle açalım, şiddete elimizle beraber bütün hücrelerimizi kapatalım. İyilik için harekete geçsin elimiz, ıstırapları dindirmek için, yaşatmak için… yıkmak, kırmak, dövmek için değil.
Biz insanız; sevgi, rahmet, şefkat hamuruyla yoğrulmuş özümüz… cani, canavar değiliz.
Kadın annedir, evladı için canını vermekte zerre tereddüt solumayan şefkat kahramanıdır. Tıpkı civcivlerini korumak için köpeğe saldıran, gerekirse tek sermayesi olan hayatını feda eden anne tavuk gibi… Şefkat kahramanı olan şefkat timsali olan kadına nasıl el kalkar? İnsaf vicdan onu dövmeyi nasıl kabul edebilir, insanlık kadına şiddeti nasıl hazmedebilir? Acaba insafımızı, vicdanımızı, insanlığımızı mı kaybediyoruz? Lütfen dikkat: Bunlar giderse, geriye bizden bir şey kalmaz!
Bir gün bir köyde tarlaların sınırını çizen otlar yanmış, o otların altında kömüre dönmüş bir tilki bulunmuş. Köylüler tilkiyi kaldırdıklarında ne görmüş biliyor musunuz? Bütün vücudu kül olmuş zavallı hayvancağızın altında iki tane canlı tilki yavrusu. Yavruları yanmasın diye kendisi cayır cayır yanmış da yine ateşten kaçmamış.
Evet, kadın bir annedir. Şefkat kahramanı, bu mübarek varlıkları inciten el ıslah olmaz; onlar bize Allah’ın emaneti. Şiddeti, şiddet isteyen vahşi duygularımız için kullanalım, kadınlar için değil.
İnsanlıktan canavarlığa alçalmamak için “şiddete hayır” diyoruz…
Yorumlar