Block title
Block content

AHMED ŞİRANÎ (ŞİRVANÎ)

 
Son devir Osmanlı âlimlerindendir. İkinci Abdülhamid, İttihat ve Terakki (bk. İttihad ve Terakki maddesi) ve Cumhuriyet dönemlerini görüp yaşamıştır. Uzun yıllar ilmî faaliyetlerde bulunmuş ve muhtelif medreselerde ders vermiştir. Üyeleri arasında Bediüzzaman Said Nursî’nin de bulunduğu Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye’de önce kâtip olarak görev yapmış ve daha sonra da üyeliğe atanmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında da görev almıştır.

Ziraatle uğraşan Mahmut Ağanın oğlu olan Ahmed Şiranî, 1880 yılında Gümüşhane’nin Şiran kazasına bağlı Karaca köyünde doğdu. Medresede eğitim gördü ve 1909 senesinde mezun olup, icâzet aldı. Bu arada mezuniyetinden bir yıl evvel girdiği imtihanı kazanarak daha üst derecede bulunan Medresetü’l-Kuzât adı verilen ve kadı (yargıç) yetiştirilmek üzere açılmış bulunan okula dahil oldu.

Kadılık eğitimini sürdürürken 27 Eylül 1912 yılında, maaşı 400 kuruşa kadar yükselmişti. Bir süre sonra kaleme aldığı bir yazısı sıkıntıya düşmesine sebep oldu. Şeyhülislâm hakkında yazdığı ve “Mersiye-i Medâris” başlığını taşıyan eleştirel yazı üzerine takibata uğradı. Görevlendirme ve işten çıkarmalarla ilgili uygulamalara yönelik olarak getirdiği eleştirilerle, kanunlara karşı hareket ettiği, talebeleri de buna teşvik edici yazılara yer verdiği ve bunu neşir yoluyla yaptığı gerekçesiyle Divan-ı Harb-i Örfî’nin 20 Ocak 1916 tarihli oturumunda bir sene hapis ve 25 lira para cezasına çarptırıldı.

Ayrıca para ve hapis cezasına çarptırılan Ahmed Şiranî’nin, ulema sınıfına uymayan hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle maaşı da kesildi. Bu durum yaklaşık iki yıl sürdü; daha sonra kendisine tekrar maaş bağlandı.

Ahmed Şiranî, 5 Ağustos 1918 tarihinde Darü’l-Hikmet-i İslâmiye Birinci Sınıf Kâtipliğine getirildi. 28 Ocak 1919 tarihinde de, Darü’l-Hikmet-i İslâmiye azalarının makâle ve yazılarının neşredildiği “Ceride-i İlmiye”nin müdürlüğüne tayin edildi.

1 Eylül 1919 tarihinde, yüksek öğrenimin görüldüğü Sahn Medresesi fıkıh müderrisliğine atandı. 5 Ekim 1922 tarihinde daha önce katipliğinde bulunduğu Darü’l-Hikmet-i İslâmiye üyeliğine tayin edildi.

14 Şubat 1923 tarihinde, dinî hizmetlerde istihdam edilen vaiz, imam vb. görevlilerin yetiştirilmesi maksadıyla teşekkül ettirilen Medresetü’l-İrşâd müdürlüğüne tayin edildi.

Bir süre yayıncılık faaliyetinde de bulunan Ahmed Şiranî, Medrese İtikatları, Hayrü’l-Kelâm ve İ’tisam adlarını taşıyan üç ayrı dergi neşretti. İstiklâl Mahkemelerinde de yargılanıp aklanan âlim, 1942 yılında vefat etti.

Bediüzzaman, “Merhum Fetva Emini Ali Rıza ve merhum Ahmed Şiranî ve merhum Şevket Efendi ve merhum Mehmed Âkif” gibi insaflı âlimlerin Risale-i Nur’u fevkalâde takdir ve tahsin ettiklerini, bu gibi yüksek şahsiyetlerinin hatırı için, Risale-i Nur hakkında eleştiri yapan bazı hoca efendilere gücenmediğini söyler.
Paylaş
Yükleniyor...