Block title
Block content

BABİL

 
Eski Mezopotamya’nın en büyük ve en ünlü şehridir. Bugün Irak’ın orta kesiminde yer alır ve günümüzde 6.468 km2 yüzölçümüyle Irak’ın üçüncü küçük şehridir. Şehrin 1987’deki nüfusu 1.109.574’tü.

Kuruluşu M.Ö. 3000 yılları öncesine dayanan Bâbil, Akkadcada “Tanrının Kapısı” olarak belirtilir. Sümerce’den tercüme edildiği bir tabletten anlaşılan bu kelime, ilk Bâbil’in eski bir Sümer şehri olduğu, ancak Akkadlar tarafından tahrip edilerek kendi dillerinden yine aynı anlama gelen yeni bir isimle şehrin harabelerinin bulunduğu yere tekrar kurulduğunu göstermektedir. Tevrat’a göre Bâbil, Nuh tufanından sonra Nemrud’un kral olarak hüküm sürdüğü Sümer ülkesinin dört şehrinden birisidir.

Bâbil’i önemli kılan bir özelliği de ünlü Bâbil Kulesi’nin bu şehirde olmasıdır. Risale-i Nur’da “Bâbil Kalesi” şeklinde geçen bu kule, Tevrat’taki bilgilere göre, Hz. Nuh’un (a.s.) torunları tarafından gökyüzüne ulaşmak için yaptırılmıştır. Benî İsrail geleneğinde ise Nemrud Allah’a—hâşa—kafa tutmak ve saldırmak için bu kuleyi yaptırmıştır ve İslâm müfessirlerine göre de böyledir. Kule, Mezopotamya’daki geleneksel mâbed kuleleri olan “ziggurat”ların en büyüğüydü. Kaynaklarda 91×91 metre ebadında bir kare taban üzerine oturduğu, tamamı 75 metre yükseklikte, gittikçe küçülen altı kattan meydana geldiği ve tepesinde kat sayısını yediye, toplam yüksekliği de 91 metreye çıkaran bir katın daha olduğu belirtilmektedir.

Bâbil Kulesi aynı zamanda karışıklığın ve yetmiş iki dilin, yani bütün dünya dillerini birtek ana dilden türemiş olduğu yolundaki görüşün sembolüdür. Kitâb-ı Mukaddesin bahsettiği başlangıçta tek olan dilin Bâbil’in ve kulenin yapımı sırasında çeşitli dillere, Hz. Nuh’un torunlarının sayısına göre de yetmiş iki dile ayrılması bu düşüncenin nasıl oluştuğunu göstermektedir. Peygamber Efendimizin de (a.s.m.) “Benî İsrâil yetmiş iki fırkaya ayrıldı; benim ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır, biri hariç hepsi Cehennemliktir.” meâlindeki hadisi ile bu düşünceye de temas ettiği söylenebilir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2147 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...