Block title
Block content

BEKTAŞÎ

 
Hacı Bektaş Velî tarafından kurulduğu kabul edilen tarikata mensub olan kişiye denir. Bu tarikatın kuruluşu her ne kadar Hacı Bektaş Velî’ye nisbet ediliyorsa da, esas teşekkülü daha sonraki dönemlerde gerçekleşir.

Tarikatların birçoklarında bulunan “seyr-i sülûk” Bektaşilik’te yoktur. Muayyen “evrad ve ezkâr” mevcut değildir. Bunların yerine “Âyin-i Cem” vardır.
Bektaşîlik’te Ehl-i Beyt’e fazla sevgi gösterilir. Bu muhabbet çok aşırı seviyededir.

Yeniçeri Ocağı’nın kuruluşunda Hacı Bektaş Velî dua etmiş, bu nedenle Yeniçeriler onu pir olarak tanımışlardır. Yeniçeri Ocağı’na “Hacı Bektaş Ocağı” denmesi bundan dolayıdır. Bu tarikatın Türkler arasında tutunmasının ve yaygınlık kazanmasının sebeplerinden birisi Yeniçerilerle ilgisinin bulunmasıdır. Çeşitli grup ve cereyanları bünyesinde barındırması, toleransı, tarikat mensuplarının halkla içli dışlı olması; özellikle Bektaşî edebiyatını oluşturan eserlerin Türkçe ile ve halkın rahatlıkla anlayacağı bir üslûpla yazılması, Bektaşîliğin yaygınlık kazanmasını sağlayan başlıca unsurlardır.

Bektaşîlik Anadolu sınırları içinde kalmamış; Bulgaristan, Romanya, Sırbistan, Mısır, Arnavutluk ve Macaristan’a kadar az da olsa ulaşmıştır.

Bektaşîlik başlıca iki kola ayrılır. Bunlardan birincisi Hacı Bektaş Velî’nin evli olduğunu kabul eden Çelebiler koludur. Bunlar, kendilerini Hacı Bektaş Velî’nin neslinden sayarlar. Bu nedenle bunlara “Bel Oğlu” adı verilir. Bu kol Anadolu’da yaygınlık kazanmıştır. İkinci kol mensuplarına Babağân kolu denilir. Bunlar tarikat yoluyla Hacı Bektaş Velî’ye bağlı oldukları için “Yol Oğlu” adıyla anılırlar. Bu kola mensup olanlar Hacı Bektaş Velî’nin bekâr olduğunu kabul ederler. Bu anlayış İstanbul, Rumeli ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde de bulunmaktadır.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1698 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...