Block title
Block content

BENÎ HÂŞİMÎ

 
Kureyş Kabilesinin Peygamber Efendimizin de (a.s.m.) mensup olduğu bir koludur. Hz. Peygamberin (a.s.m.) onuncu dedesi Fihr bin Malik’e Kureyş denildiği için neslinden gelenler de bu isimle anılmıştır. Kabileye ismini veren ise Hz. Peygamberin (a.s.m.) ikinci dedesi Hâşim bin Abdümenâf’tır. Hâşim’in soyu, oğullarından Abdülmuttalip ile devam etti. İslâmiyetin doğduğu sırada yerleşik bir hayat süren Benî Hâşim (Hâşim Oğulları), Abdülmuttalib’in dört oğlundan oluşmaktaydı. Hz. Peygamberin (a.s.m.) babası Abdullah’ın soyu ise torunu Fâtma ile devam etti. Benî Hâşim, sonraki dönemlerde çeşitli kollara ayrıldı. Peygamber Efendimizin torunlarından Hz. Hüseyin’e (r.a.) nisbetle Hüseynîler gibi. Resul-i Ekremin (a.s.m.) soyunu devam ettirenlere seyyidler ve şerifler denildi. Benî Hâşim tarafından tarih boyunca çeşitli devletler kuruldu. Abbâsî Devleti, İdrîsîler, Fâtımîler gibi.

Mekke Devrinde Ebu Leheb ve Ebu Süfyan dışında bütün Hâşimîler Resul-i Ekremin (a.s.m.) yanında yer aldılar. Müslüman olanların bir kısmı Medine’ye hicret etti, bir kısmı da Mekke’de ikâmet etti.

Hâşimîler ile Emevîler arasında Cahiliye Devrinden beri mevcut olan rekabet ve mücâdele İslâmi dönemde de devam etti. Müslümanlığı kabul etmekte geç kalmalarının asıl sebebi budur. Üstad Bediüzzaman da bu rekabete dikkat çekmektedir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1642 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...