Block title
Block content

CAFER-İ SÂDIK

 
699 veya 702 yılında Medine’de doğdu. Babası Muhammed el-Bâkır, annesi Hz. Ebû Bekir’in (r.a.) torunu olan Kâsım bin Muhammed’in kızı Ümmü Ferve’dir. Dolayısıyla Câfer-i Sadık’ın soyu baba tarafından Hz. Ali’ye, anne tarafından Hz. Ebû Bekir’e ulaşmaktadır.

Cafer-i Sâdık’ın lâkaplarının en meşhuru Sâdık olup Sâbir, Fâzıl, Tâhir lâkaplarıyla da anılmıştır. İlk bilgileri dedesi Zeynelâbidîn ve babası Muhammed el-Bâkır’dan aldı. Babasının on dokuz yıl süren imâmetinden sonra kendisi de otuz dört yıl aynı vazifeyi devam ettirdi. 740 yılında ağırlaşan şartların tesiriyle siyasetten tamamen uzaklaştı ve Medine’de ilimle meşgul olmaya başladı. Cafer-i Sâdık Medine’de vefat etti. Cenazesi Cennetü’l-Baki’de babası Muhammed el-Bâkır ve dedesi Zeynelâbidin’in kabirlerinin yanına defnedildi.

Ehl-i Sünnet, Hz. Cafer’i hadisle uğraşan, fıkıhta müctehid derecesine ulaşmış, sezgi gücü yüksek, doğru sözlü, nakline ve görüşlerine güvenilir bir hadis ve fıkıh âlimi olarak değerlendirir.

Şia kaynaklarına göre sayıları 4 bine ulaştığı belirtilen kimseler kendisinden hadis dinlemiş ve rivayette bulunmuşlardır.

Cafer-i Sâdık tasavvuf tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Nakşibendiyye ve Bektaşiyye mensupları ona tarikat silsilelerinde yer verirler.

Eserlerinden bazıları şunlardır: Misbahu’ş-Şeri’a ve Miftahu’l-Hakîka; Tefsirü’l-Kur’ân; Esrârü’l-vahy
Paylaş
Yükleniyor...