Block title
Block content

CÂMİÜ’L-EZHER

 
Fâtımî Döneminde Halife Muiz lidînillâh’ın emriyle yaptırıldı (M. 970). Önceleri sadece cami olarak inşâ edilen bu mekâna daha sonra medrese ve öğrencilerin kalacakları yurtlar ilave edildi. Bu dönemde Şiî-Bâtınî inançlarının yayılmasına yardım eden bir eğitim kurumu olarak çeşitli vakıf ve imkânlarla desteklenip geliştirildi.

M. 980 yılında Fâtımî Devletinin veziri Yakub bin Kilis, Ezher’de görev yapmak üzere otuz yedi müderris görevlendirdi. Yapılan çalışmaların bir kısmında edebiyat ve dil sahasına ağırlık verildi. Ayrıca felsefe, tıp ve matematik gibi aklî ilimler de okutulmaya başlandı. Fâtımîlerin yıkılmasından sonra Eyyûbîler döneminde, bir yüzyıla yakın zaman boyunca, gereken önem verilemedi. Selâhaddîn Eyyûbî, Şîa mezhebi ve inançlarını silmek, buna paralel olarak eğitim kurumlarının tamamen siyasetten arındırıp, sadece ilmî faaliyette bulunan merkezler haline dönüştürme politikası izledi. Bunun neticesinde Ezher Üniversitesi, tekrar eski konumunu ve şöhretini kazandı.

Memlükler Döneminde Sultan Zâhir l. Baybars zamanında da (1260-1277) Ezher Üniversitesi parlak bir dönem yaşadı. Camide yürütülen ve gittikçe artan eğitim faaliyetlerini karşılamak için Ezher bünyesinde ayrı mekânlar yapma geleneği başladı. Kütüphane, öğrenci ve hocaların kalmaları için odalar, abdest alma yerleri yapılarak külliye haline dönüştü. Memlükler döneminde Ezher’deki âlimler büyük itibar gördü. Bu dönemde Ezher ilim adamlarının, sufîlerin ve âbidlerin toplandığı bir merkez haline geldi. Moğolların ve İspanya’daki Hıristiyanların baskısından kaçan ilim adamlarının Mısır’a en huzurlu ve en güvenilir yer olarak göç etmeleri, burada ilim faaliyetlerinin iyice artmasına sebep oldu.
Paylaş
Yükleniyor...