Block title
Block content

CEBRÂİL (A.S.)

 
Kur’ân-ı Kerimde “Cibrîl, Rûhulkudüs, Rûhulemîn” gibi isimlerle zikredilen Cebrâil (a.s.), büyük meleklerden olup asıl vazifesi Cenâb-ı Hakkın emir ve yasaklarını peygamberlere bildirmek, vahiy getirmektir.

Âyet-i kerimelerde bildirildiğine göre Cebrâil (a.s.), karşı konulamayan büyük bir güce, üstün bir akla ve kesin bilgilere sahiptir. Arşın sahibi olan Allah katında çok itibarlıdır ve meleklerin kendisine mutlaka itaat ettiği şerefli bir elçidir. Münkirlere karşı peygamberlerin dostu ve tesellicisi, mü’minlerin destekleyicisidir.

Resul-i Ekreme (a.s.m.) ilk defa Hira dağında bütün azametiyle görünmüş, onu kuvvetle sıkarak “okumasını” istemiş, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) “Ben okuma bilmem” deyince “Oku, yaratan Rabb’inin adıyla oku! O insanı bir kan pıhtısından yarattı” âyetleriyle başlayan ilk sûrenin beş âyetini getirmiştir.
Cebrâil (a.s.), diğer melekler gibi nurdan yaratılmış olup (cism-i lâtîf), cismânî şekillere de girebilmektedir. Peygamber Efendimize (a.s.m.) iki defa aslî hüviyetiyle, diğerlerinde ise genellikle bir insan şeklinde, daha ziyade ashaptan Dihye bin Halîfe suretinde görünmüştür.

Bilhassa Ramazan aylarında her gece Resulullaha (a.s.m.) gelerek nâzil olan âyetleri baştan sona “mukabele” suretinde dinlerdi.
Paylaş
Yükleniyor...