Block title
Block content

CİHANÂBÂD

 
Şimdiki adı Delhi olan bu şehir Hindistan Cumhuriyeti’nin başkentidir. Orta Hindistan’ın kuzeyinde ve Himalayalar’dan yaklaşık 160 km mesafede kurulmuştur. Eski Delhi, günümüzde yörenin ekonomi ve yerleşim merkezidir. Güneyindeki Yeni Delhi ise yönetim hizmetlerinin toplandığı bir şehirdir.
Ülkedeki hemen bütün etnik ve dinî grupların temsil edilmekte olduğu Delhi’nin nüfusu 7.174.755’tir (1991). Bunun dörtte üçünü Hindûlar, geri kalanın çoğunluğunu da Müslümanlar oluşturur (tahminen 1.5 milyon).

Şehir, 13. yüzyıldan itibaren Kuzey Hindistan’da hüküm süren birçok Müslüman Sultanlığın merkezi oldu ve bu konumu 1558’de İngilizlerin son Bâbürlü Sultanı Bahadır Şah’tan idareyi teslim almalarına kadar sürdü. 1911’de İngilizler Hindistan’daki idare merkezlerini daha önce bulunduğu Kalküta’dan buraya taşıdılar; 1947’de ise Bağımsız Hindistan Devleti’nin başşehri oldu.
İslâm kaynaklarında şehrin ilk isminin “Dehlü” olduğu ve bu ismin telaffuzu zor geldiği için İngilizler tarafından, Hindistan’ı işgallerinden sonra, Delhi olarak değiştirildiği söylenmektedir.

Cihanâbâd şehrini bir yerleşim merkezi olarak kuran Şah Cihan’dır (1639). Burası İngiliz idaresine kadar hâkimiyetin merkezi oldu. İngilizler döneminde Yeni Delhi ortaya çıktıktan sonra ise Cihanâbâd bölgesine Eski Delhi denildi.
Zengin ilim ve kültür hareketliliğine sahip olan şehir, bu özelliğini asırlar boyunca devam ettirdi. Moğollar İran ve Orta Asya’daki kültür merkezlerini yakıp yıkınca âlimler, şairler, sûfîler ve san’atkârlar Delhi’ye sığındılar ve sultanların himayesine girdiler. Bu dönemi anlatan kitaplar şehrin akademik ve ilmî seviyesinin yüksekliğinden bahsederler.

İslâm düşünce ve tasavvufunun gelişmiş olduğu Delhi’de Çiştî, Sühreverdî, Firdevsî, Kadirî ve Nakşibendî gibi çeşitli tarikatlara mensup mutasavvıflar yaşamıştır.
Paylaş
Yükleniyor...