Block title
Block content

DIMAR

 
Hz. Peygamber (a.s.m.) döneminde Mekke’deki kabilelerden birisine ait putun ismidir.

Bu putla ilgili yaşanan ilginç bir örneği Ebû Bekir el-Kureyşî şöyle anlatır:


“Abbas bin Mirdas (r.a.), halim, selim, temiz kalpli, ufku geniş bir insandı. Cahiliye devrinde bile pırıl pırıl bir hayat yaşamıştı. Sahabe içinde sanki ikinci bir Ebû Bekir gibiydi. Daha sonra gelip Allah Resulüne Müslüman olduğunu bildiren bu Sahabî, yaşadığı bir hadiseyi bize şöyle nakletmişti: ‘Bir öğle vaktiydi. Kapımın önünde duruyordum. Birden bire karşımda üzerinde bembeyaz elbiseler içinde birisi belirdi. Bana Galip bin Fihr evladından birinin Mekke’de önemli bir görevle ortaya çıktığını söyledi. Bu söz üzerine ben şaşkına dönmüştüm. Moralim altüst olmuştu. Hemen kabilemizin putu olan Dimar’ın karşısına varıp, yüzünü-gözünü öptüm ve ona gerekli ta’zimi gösterdim. O anda bir çığlık duydum. Sanki bu çığlık karşımdaki puttan geliyor gibiydi. Evet, sanki o konuşuyordu. Kulağımı dolduran sesin içinden şunları seçebildim: ‘Dımar helâk oldu. Bundan sonra Dımar yoktur. Mescit ehli, Dimar’a galebe çaldı.’ Ben iyice yıkılmıştım. Oradan ayrılarak bitkin bir vaziyette kavmimin yanına geldim. Neden sonra anladım ki, artık Dimar’ın söyleyecek sözü kalmamıştı. Kavmimden bazı insanlarla bineklerimize binip Medine’ye doğru yola koyulduk. Geldiğimizde Allah Resulünün mescitte olduğunu öğrendik. Mescide vardığımızda onu kapının önünde bulduk. Bize tebessüm ediyordu. Bana ismimle hitap ederek: ‘Ya Abbas, başından geçenleri bize de anlatır mısın?’ dedi. Olanları Allah Resulüne ve Ashabına birer birer anlattım.” (Heysemi, Mecmau’z-Zevaid, 8/246, 247)
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1906 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...