Block title
Block content

ERZURUM

 
Doğu Anadolu’nun en büyük kenti olan Erzurum, Palandöken Dağı eteklerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 25.066 km2, nüfusu ise 1990 sayımına göre 848.201’dir.
Şehir, kuzeyden Rize ve Artvin, batıdan Bayburt ve Erzincan, güneyden Bingöl ve Muş, doğudan ise Kars, Ağrı ve Ardahan il sınırlarıyla çevrilidir.

Türkiye’nin yüksek ve engebeli bir kesiminde yer alan Erzurum topraklarının büyük bölümünün yüksekliği 2000 metrenin üzerindedir. Egemen yüzey şekillerini, doğu-batı doğrultusunda uzanan dağlarla bu dağlar arasında kalan ovalar oluşturur. Başlıca dağları Çoruh-Kelkit, Mescit, Deve ve Palandöken Dağlarıdır. Erzurum ve Pasinler ovası ilin orta kesiminde yer alır.

Erzurum tarihinin MÖ. 4900 yıllarına kadar uzandığı tahmin edilmektedir. Erzurum’u da içine alan bölge tarih boyunca Urartular, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Parftlar, Romalılar, Sâsânîler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Moğollar, İlhanlılar ve Safavîler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında Osmanlılar yönetimine geçmiştir.

Bediüzzaman, Erzurum’a ilk defa 13-14 yaşlarında Molla Mehmed isminde bir zatın refakatinde gelmiştir. O zamana kadar Arapça dil bilimlerini öğrenen Üstad Bediüzzaman, Erzurum’a bağlı Bayezid Kasabasında bulunan medresede, Şeyh Mehmed Celâlî Hazretlerinin nezdinde, gerçek ilmi tahsile başlamış ve burada üç ay kalmıştır.

Üstad Bediüzzaman’ın ifadelerine göre, kendisi Birinci Dünya Savaşı’nın ilk çıktığı sıralarda Pasinler yöresinde Ruslar’a karşı savaşa katılmıştır. Savaş esnasında, İşârâtü’l-İ’câz’ı yazmıştır (1914-16). Bu konuda şunları ifade eder: “… Birinci Harb-i Umumînin patlamasıyla Erzurum’un, Pasinler’in dağ ve derelerine düştük. O kıyametlerde, o dağ ve tepelerde fırsat buldukça, kalbime gelenleri, birbirine uymayan ibarelerle, o dehşetli ve muhtelif hallerde yazıyordum. O zamanlarda, o gibi yerlerde müracaat edilecek tefsirlerin, kitapların bulunması mümkün olmadığından, yazdıklarım, yalnız sünuhat-ı kalbiyemden ibaret kaldı..”

Burdur’a sürgün edilmesi sırasında bir hafta kadar burada kalmıştır (1926). Bundan sonra Üstadın Erzurum’la ilişkisi, Lâhikalarda da mektupları bulunan dostlarıyla ve hizmet arkadaşlarıyla mektuplaşma şeklinde olmuştur. Halıcı Sabri ve Salih Yeşil bu hizmet kahramanlarındandır.
Paylaş
Yükleniyor...