Block title
Block content

EYÜP

 
İstanbul’un Haliç kıyısında bir ilçesidir. Eyüp, sur dışında kaldığından Bizans döneminde önemli bir yerleşim yeri değildi. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinden ve buraya yaptırdığı cami ve medreseden sonra bir kasaba şeklinde gelişmeye başladı.

1453 yılında İstanbul kuşatması sürerken Fatih Sultan Mehmed’in hocası Akşemseddin kerâmet göstererek bu bölgede, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) sancaktarı Ebu Eyyub el-Ensari’nin (r.a.) mezarının yerini keşfetti.

Fatih, kabrin yeri olarak Akşemseddin’in gösterdiği noktada hemen bir türbe yaptırdı. Fetihten kısa süre sonra da Eyüp Sultan diye bilinecek olan cami ile medrese inşâ edilerek buranın mânevî yapısı keşfedilmeye başlandı. Eyüp Sultan Camii ve Türbesi, eskiden olduğu gibi günümüzde de hergün ziyaret edilmekte ve bu ziyaretler Ramazanlarda, bayramlarda ve diğer mübarek günlerde fevkalâde yoğunlaşmaktadır.

Hemen türbenin yakınında olan Eyüp Mezarlığı, Rumeli yakasında ve Haliç’in kuzeyinde Eyûp sırtlarına yayılmış durumdadır. Alan itibarıyla dünyanın en büyük mezarlıklarından biri olup, Ebû Eyyûp el-Ensârî’nin(r.a.) Akşemseddin kabri etrafında teşekkül etmiştir. Kabrin bulunduğu yer Bizans devrinde koruluk bir mesire sahası idi. Fatih Sultan Mehmed’in yaptırdığı külliye dolayısıyla devlet adamlarının ve özellikle din alimlerinin türbe civarına gömülmek istemeleri sonucu büyük bir kabristan hâline gelmiştir. Bugün Zübeyr Gündüzalp, Tahirî Mutlu ve Bekir Berk gibi Üstat Bediüzzamanın talebeleri bu kabristanda medfun bulunmaktadır.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1640 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...