Türkçe 1600x1200
İçerikler
Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medîne bir minber; o bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imâna imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyâya reis, bütün evliyâya seyyid, bütün enbiyâ ve evliyâdan mürekkeb bir halka-i zikrin serzakiri... Sözler
Senin tarif edicilerin, bütün masnuâtındaki mu'cizelerindir. Bediüzzaman
Allah’ım, kendisiyle sırların açıldığı, nurların saçıldığı, kendisinde hakikatlerin yüceltildiği, üzerine Âdem’in ilimlerinin inip, bütün mahlukatı kendisine, yetişmekten âciz bıraktığı, zihinlerin ondaki bu ilimleri anlamaktan âciz düştüğü, bizden ne geçmiş, ne gelecek hiçbir kimsenin bu ilimleri hakkıyla kavrayamadığı zâta salât eyle! Melekût bahçeleri, onun güzellik çiçekleriyle hoşa gider, saltanatının havuzları onun nurlarıyla dolup taşar, “Vâsıta olmadığında neticenin de yok olacağı” kâidesince, ona bağlı olmayan hiçbir şey yoktur. Allah’ım, o Senin varlık ve birliğine delalet eden bütün hakikatleri üzerinde toplayan sırrın, huzurunda duran en büyük aynadır. Allah’ım beni onun soyuna ilhak et, onun sahip olduğu şerefebeni lâyık kıl, onu bana öyle bir tanıt ki, bununla cehâlet kaynaklarından kurtulup, fazilet pınarlarından kana kana içeyim. Beni onun yolu üzerinde yardımınla korunmuş olarak huzuruna doğru götür. Beni bâtılın tepesine öyle bir indir ki, onun beynini dağıtayım. Beni her bir şeyde tecelli een birliğini görme deryalarına daldır, beni vahdet denizinin kaynağına gark et; öyle ki sadece onunla işiteyim, bulayım ve hissedeyim. Allah’ım, en büyük aynan olan hz. Muhammed’i; ruhumun hayatı, onun ruhunu hakikatımın sırrı ve yaratıklar içerisindeki o ilk gerçeği tahkik etmekle onun hakikatını alemlerimi kaplayan eyle. Ey Evvel, Ey Âhir, Ey Zâhir, Ey Bâtın! Kulun Zekeriyya Aleyhisselamın nidasını kabul ettiğin gibi, benim seslenişimi de kabul et! Beni Senin rızan için ve Senin rızan yolunda kudretinle destekle!
Atomdan ve zerreden tut, tâ âlemin en büyük semereleri olan güneşler ve seyyarelere kadar herşey o sufuf-u azîm-i ubudiyetin kıyamında ayakları yanyanadır. (Büyük Mesnevi)
Evet camid, şuursuz bulut, âb-ı hayat olan yağmuru, muhtaç olan zîhayatların imdadına göndermesi, ancak senin rahmetin ve hikmetin iledir. Karışık tesadüf karışamaz. (Risale-i Nur Külliyatı’ndan)
Hayatdârâne mütemadiyen çalkanan ve dağılmak ve dökülmek ve istilâ etmek fıtratında olan denizler, Arzı kuşatıp, Arz ile beraber gâyet süratli bir sûrette bir senede yirmi beş bin senelik bir dâirede koşturulduğu halde; ne dağılırlar, ne dökülürler ve ne de komşularındaki toprağa tecavüz ederler. Demek gâyet kudretli ve azametli bir zâtın emriyle ve kuvvetiyle dururlar, gezerler, muhafaza olurlar. Âyetü'l-Kübra
Bütün ırmaklar, pınarlar, çaylar, büyük nehirler, bir Rahmân-ı Zülcelâli ve’l-İkramın hazine-i rahmetinden çıkıyorlar ve akıyorlar. Âyetü'l-Kübra
Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur. Sözler
Cenâb-ı Hak, hadsiz envâ-ı nimetini nev-i beşere zemin yüzünde neşretmiş, ona mukàbil, o nimetlerin fiyatı olarak şükür istiyor. Mektubat
Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider. Risale-i Nur Külliyatı’ndan
Şimdi, bak çeşmelere, çaylara, ırmaklara; yerden, dağlardan kaynamaları tesadüfî değildir. Sözler












