Block title
Block content

GAZVE-İ TEBÜK

 
Tebük, Arap Yarımadasının kuzeyinde, Medîne ile Şam’ın ortasında bir yerin adıdır.

Hicretin 9. yılında, Hz. Peygamber (a.s.m.) Şam’da toplanan 40 bin kişilik Bizans ordusuna karşı çarpışmak üzere topladığı 30 bin kişilik İslâm ordusunu Medîne’den Tebük’e kadar sevketmişti. Savaşla sonuçlanmayan bu askerî hareket, Bizans ordusuyla savaşma amacıyla gerçekleştirildiği ve en son Tebük’te son bulduğu için kaynaklarda “Gazve-i Tebük” (Tebük Savaşı) olarak geçmiştir.

Bizans İmparatoru Heraklius’a bir mektup yazan Suriye’li Hristiyanlar, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) öldüğünü, Müslümanların da kıtlık ve yokluk içinde perişan olduklarını, üzerlerine asker gönderilirse, onları kendi dinlerine katabileceklerini bildirdiler. Bunun üzerine Heraklius silahlandırdığı kırk bin kişilik askeri bir gücü Kubad isimli bir komutanının emri altında yola çıkardı. Cüzam, Lahm, Gassân ve Âmile adını taşıyan Arap kabilelerinin de Rumlarla birlikte hareket edecek!eri haberi Medîne’ye ulaştı. O zamana kadar kuzey sınırından güvende olmayan Hz. Peygamber (a.s.m.), gelişmeleri ve askerî harekât hazırlığını öğrenince genel seferberlik ilân etti. Diğer savaşlarda seferin nereye olacağını gizli tutarken, bu defa Bizans ordusuna karşı bir sefer düzenleneceğini açıkladı. Çünkü gidilecek yer çok uzak, havalar sıcak ve kurak, düşman güçlüydü ve en önemlisi caydırıcı rolü olmalıydı. Ordunun da buna göre hazırlık yapması gerekiyordu. Mekke’den ve diğer Arap kabilelerinden asker toplamak için görevliler çıkarıldı.

Sıcak, kuraklık, kıtlık, uzaklık, düşmanın çok güçlü oluşu, ürünlerin hasat zamanı oluşu bu seferi güç ve zor bir sefer hâline getirmişti. Bu zorlukların yanı sıra münâfıkların bir takım dedikodular yayması Müslümanları da olumsuz yönde etkilemişti. Bu yüzden âyetle uyarı geldi (Tevbe Suresi 38-41). Seferin rastladığı zamana Kur’ân-ı Kerimde “Sâatü’l-Usra” (güçlük zamanı) denildiği için “Gazvetü’l-Usra (Zorluk Savaşı)”, sefere katılan orduya da “Ceyşü’l-Usra (Zorluk Ordusu)” adı verilmiştir.

Şartların çok ağır olmasına rağmen hicretin 9. yılı Receb ayında İslâm ordusu Medîne’den hareket etti. Ordu Tebük’e kadar 18 yerde konakladı. 19. konaklama yeri Tebük oldu. Bu konaklama yerlerinde namaz kılınan yerler günümüzde de adlarıyla mescit olarak bilinmektedir. Zülhuşub, Feyfâ, Zülmerve, Rak’a ve Vâdilkurâ mescidleri gibi. Ayrıca sefer sırasında ve konaklama yerlerinde pek çok ibretli ve hikmetli olaylar vukû buldu.

Tebük’e geldikten sonra Şam üzerine yürünüp yürünmemesi konusunda Hz. Peygamber efendimiz, İlâhî bir emir gelmediği için, ashabı ile istişare etti. Bu istişarenin sonucu olarak Hz. Peygamber Tebük’ten ileri geçmedi.

Diğer yandan İslâm ordusunun hazırlıklı, düzenli ve her çeşit savaş rizikosunu göze alarak Tebük’e kadar gelmesi, güç dengesini psikolojik olarak Müslümanların lehine çevirmişti. Bu durum ise Bizans ordusunun korkmasına, savaş yapmaktan çekinmesine sebep oldu. Hicaz’a saldırıp, yakıp yıkmak üzere yola çıktıkları hâlde İslâm ordusunun karşısına çıkma cesaretini gösteremediler. Böylelikle bu askerî hareket, Müslümanlar açısından büyük bir zaferle sonuçlanmış oldu. Ayrıca bu savaş, Hz. Peygamberin (a.s.m.) katıldığı en son savaş oldu.

Hz. Peygamber (a.s.m.) Tebük’te konakladığı 20 günlük süre içinde yakın bölgelerde bulunan bazı kabile ve krallıklarla bağlantı kurdu. Örneğin Halid bin Velid’i dört yüz atlı ile bir Hıristiyan bir topluluk olan DûmetülCendel’in kralı Ükeydir bin Abdilmelik (bk. Ükeydir maddesi) üzerine gönderdi. Eyle, Ezruh ve Cerba Melikleri ile barış anlaşması yapıldı.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3340 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...