Block title
Block content

HÂRÛN (A.S.)

 
Kur’ân-ı Kerîmde adı, daha çok Hz. Mûsâ ile zikredilen Hz. Hârûn, Hz. Mûsâ’nın büyük kardeşidir ve onun yardımcısı olarak İsrailoğullarına peygamber gönderilmiştir. Kur’ân-ı Kerîmde yirmi yerde adı geçer.

Hz. Mûsâ’ya “Firavun’a git; çünkü o iyice azdı” emri gelince lisânında pelteklik olduğundan Cenâb-ı Hakka şöyle niyazda bulunmuştu: “Gönlüme genişlik ver, Rabbim. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz. Tâ ki sözümü iyice anlasınlar. Ailemden bir yardımcı olarak da bana kardeşim Hârûn’u ver. Onunla beni takviye et. Onu vazifeme ortak et.”

Cenâb-ı Hak, peygamberinin duâsını kabul etti ve “İstediğin sana verildi, Ey Mûsâ! Sen ve kardeşin mu’cizelerimle gidin; Beni anmakta ve hakkı tebliğde kusur etmeyin. Firavun’a gidin; çünkü o iyice azdı. Ona yumuşak söz söyleyin—olur ki söz dinler yahut Allah’tan korkar” buyurdu.

Hz. Hârûn, Hz. Mûsâ’nın hep yanında yeralmış, peygamberlik görevlerini birlikte sürdürmüşlerdir.

İsrailoğullarının nankörlükleri üzerine Cenâb-ı Hakkın onları Tih Çölünde kalmaya mahkum ettiği kırk senenin sonlarına doğru, Hz. Mûsâ’dan birkaç sene evvel vefat etmiştir. Tur-i Sina civarında Murran Dağında bir mağaraya defnolunmuştur.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1628 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...