Block title
Block content

HÜSEYİN EFENDİ

 
Medreselerde uzun süre ilim tahsil etti. O zamanlar hocalara eziyet edildiği için o da köyüne döndü. Isparta’nın merkez köylerinden Bozönü’nde yaşamaya başladı. Ancak bunca ilme rağmen amel yapmıyordu. Hattâ köyden biriyle musalla taşında dama oynarlardı.

Bu arada civarda bir şayia çıkdı: Barla’ya bir hoca gelmiş, yanına kim giderse kalbini okuyor, senin kalbin bozuk git düzelt diyormuş. Aslında böyle bir şey olmadığı halde bu şekilde yayılmış. Şaban Akdağ’ın (Vahşi Şaban) dayısı bunu duyuyor ve Hâfız Hüseyin Efendiyi zorla da olsa Üstad’ın yanına gitmeye iknâ ediyor.

Önce oradakilerin ziyaretlerini bitirmelerini bekliyorlar. En son Hâfız Hüseyin Efendi Üstad’ın yanına geliyor. Üstad Hazretleri: “Sen safa geldin kardeşim Hâfız Hüseyin” diyor. Aslında ne hâfız olduğunu, ne de ismini bilmiyor.

“Fakat geç kaldın” diyor. Daha sonra da “Baş pehlivan geriden güreşir” diyerek gönlünü alıyor. Bunun üzerine Hâfız Hüseyin ağlamaya başlıyor. Üstad, “Kardeşim Hâfız Hüseyin, insan hatadan hâli olmaz, zararın neresinden dönsen kârdır” diyerek ona Küçük Sözler’i veriyor ve “bu sana yeter” diyor.

Hâfız Hüseyin köye döndükten sonra evine çekiliyor. Ben yitiğimi buldum diyerek durmadan Risale-i Nur okuyor ve Risale-i Nur’a hizmet ediyor. (Bu bilgiler hâfız Hüseyin vasıtasıyla Risale-i Nur’u tanımış olan Şaban Akdağ’dan alınmıştır) Hâfız Hüseyin Efendi vefatında 75 yaşlarındaydı.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1658 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...