Block title
Block content

İNCİL

 
Hz. İsâ’ya (s.a.) (bk. İsâ maddesi) verilen İlâhî kitabın Kur’ân’daki adıdır ve semâvî kitapların üçüncüsüdür. İncil (Evangelion), “İyi haber, müjde” anlamına gelir. Bugünkü Hıristiyan inancının şekillenmesinde önemli rol oynayan Pavlus, Hz. İsâ’dan kısa bir süre sonra, İncil kelimesini ilk defa “Hz. İsâ tarafından öğretilen yeni doktrin” anlamında kullanmıştır. Pavlus Hıristiyan doktrinini kendi anladığı şekilde yaymış ve yorumu “benim İncilim” veya “müjdelediğim İncil” şeklinde tanımlamıştır. Günümüzde İncil, hem Hıristiyan mesajını, hem de Hz. İsâ’nın (a.s.) hayat ve yolunu ihtivâ eden kitapları ifade etmektedir.

Hıristiyan inancına göre Hz. İsâ (a.s.) İncil’i yazmamış, sadece tebliğ etmiş ve havârilerden onu tebliğ etmelerini istemiştir. Uygulamada da İncil yazıya geçirilmeden önce sözlü nakledilmiştir. İncil, Hz. İsâ’dan (a.s.) sonra, kırk yıl boyunca bu şekilde nakledilmiştir. Büyük ölçüde bu rivayet ve geleneklerin bir kısmı bu dönemde yazıya aktarılmıştır. İncil yazarları da bu rivayet ve geleneklerden hareketle İncil’lerini yazmışlardır. Ancak bu yazarlar İncil’lerini kaleme alırken şifâhî rivayetlerle yetinmemişler, kendi görüşlerinden de ilâvelerde bulunmuşlardır.

Hıristiyan din adamları Hz. İsâ’dan (a.s.) birkaç asır sonra, İncil adı verilen çok sayıdaki kitap arasından sadece dördünü geçerli kabul ederek “İlham edilmiş kitaplar” listesine (kanon) dahil etmiş, diğerlerini ise sahih saymayarak (apokrif) reddetmişlerdir. Reddedilen İncil’ler ise, devlet zoruyla ortadan kaldırılmıştır. Kilise, kabul edilen bu dört İncil’in Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazıldığını kabul etmektedir. Ancak bu zâtların, söz konusu İncil’lerin gerçek yazarları oldukları hususu da tartışmalıdır.

Bugünkü İncil’ler farklı kişilerce, muhtelif yer ve zamanlarda, çeşitli cemaatlere hitaben yazılmıştır. Araştırmacılar, eski kilise yazarlarının verdikleri bilgilere ve İncil’lere taşıdıkları işaretlere dayanarak, onların yazılış tarihini tespite çalışmışlar, bu çerçevede I. yüzyılın ikinci yarısı ile II. yüzyılın ilk yarısı arasında değişen tarihler ileri sürmüşlerdir. Matta, Markos, Luka İncil’lerinin 65-90 yılları arasında, Yuhanna İncili’nin I. yüzyılın sonuna doğru yazıldığı kabul edilmektedir.

İslâm âlimleri, hem tahrif konusunu, hem de müjdeleme meselesini açıklığa kavuşturmak için İncil’leri incelemiş ve Kur’ân’daki bazı işaretlerden hareketle İncil’lerin tahrif edildiğine kanaat getirmişlerdir. Hz. İsâ’nın (a.s.) ilâhlığı, teslis inancı ve Hz. İsâ’nın (a.s.) insanların günahlarına kefâret olmak üzere çarmıhta can vermesi gibi Hıristiyanlığın temel inançları, hiçbir şekilde İslâm açısından kabul edilemez hususlardır. Kur’ân-ı Kerim, “İsâ Allah’ın oğludur” inancı başta olmak üzere, böyle inançları şiddetle reddeder.

İncil yorumlarıyla beraber bu kadar değişikliğe uğramasına rağmen, Hüseyin Cisrî (bk. Hüseyin-i Cisrî maddesi) gibi âlimler ondan Hz. Peygamberin (a.s.m.) geleceğine dair yüzden fazla delil bulmuştur. Başta 19. Mektup olmak üzere, Risale-i Nur’da da Peygamber Efendimizin (a.s.m.) geleceğine dair, İncil’de geçen bazı müjdeler nakledilmiştir.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1744 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...