Block title
Block content

KİSRÂ

 
Kisrâ kelimesi eski İran’da hükümdarların lâkabı olarak kullanılan bir isimdir.

Resul-i Ekrem (a.s.m.) Hudeybiye Antlaşmasından sonra diğer milletlerin hükümdarlarını İslâma davet için mektuplar gönderiyordu. İran Kisrâsı Hüsrev Perviz’e de Abdullah ibni Huzeyfe (r.a.) ile bir mektup gönderdi. Kisrâ mektubu aldı ve okutmaya başladı. Mektup şöyle başlıyordu: “Allah’ın Resulü Muhammed’den İranlıların büyük reisi Kisrâ’ya... ” Bu cümleleri duyan Kisrâ, kendi isminin ikinci olarak yazılmasına tahammül edemeyerek “O benim kölem durumundayken böyle bir mektubu nasıl yazabilir?” diye bağırdı ve mektubu yırttı. Resulullahın elçisi Medine’ye gelerek durumu anlatınca Resulullah (a.s.m.): “Yâ Rabbi, o benim mektubumu nasıl parçaladı ise, sen de onu ve devletini parçala” diye beddua etti. Bu hadiseden birkaç gün sonra Kisrâ Perviz’in oğlu Şirviye babasını hançerle öldürdü (628). Sad Bin Ebî Vakkas (r.a.) da Hz. Ömer (r.a.) devrinde İran’ı fethederek, Kisrâ’nın yönetimini ve dinini (ateşperestlik) ortadan kaldırdı.
Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1592 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...