EMANET-III

"Gök, zemin, dağ, tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddit vücuhundan bir ferdi, bir veçhi ene'dir...”(1)

Ahzâb suresinin 72. Ayeti emanetle ilgilidir. Kısa bir meali şöyledir:

“Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. O gerçekten çok zâlim ve çok cahildir.”

Önceki yazılarımızda emanetin mahiyeti üzerinde durulmuştu. Bu yazıda, emaneti yüklenen insanın çok zalim ve çok cahil olduğu konusu üzerinde biraz duracağız.

İman ve marifet sahalarında terakki etmesi için verilen o büyük istidat sermayesini yanlış kullanarak küfre düşen insanlar çok zalim ve çok cahildirler. Zalimlikleri emanete hıyanet etmeleri, cahillikleri ise bu hıyanet sonunda uğrayacaklara büyük cezayı bilmemeleri ve dikkate almamaları cihetiyledir.

Küfre giren bir insanın ne kadar büyük bir zulüm işlediği Yirmi Üçüncü Söz’de şöyle nazara verilmektedir:

“…Küfür bir fenalıktır, bir tahriptir, bir adem-i tasdiktir. Fakat o tek seyyie, bütün kâinatın tahkirini ve bütün esmâ-i İlâhiyenin tezyifini, bütün insaniyetin terzilini tazammun eder.”

Burada küfür cinayetinin üç ayrı yönüne dikkat çekiliyor.

Birincisi, “Bütün kâinatın tahkiri”:

Tahkir; aşağılama, hakaret etme demektir. Şirk üzere yaşayan bir insan, düşündüğü aklından, konuştuğu dilinden, kanını pompalayan kalbinden, ciğerlerini temizleyen havadan tâ onu sırtında gezdiren dünyaya, yolunu aydınlatan güneşe kadar bütün bir kâinatı o şirke bir nevi ortak etmiş, böylece onlara bir nevi hakaret etmiş olur. Zira bütün bu itaatkâr mahlûklar o şahsın şirkine yardım etmiş olurlar. Bu ise onlar için büyük bir zillet olacağından azim bir zulümdür.

İkincisi “Bütün esmâ-i İlâhiyenin tezyif”:

Tezyif; aşağılama, küçük düşürme demektir.

Nur Külliyatı’nda “Hakiki hakaik-i eşya esmâ-i İlâhiyedir.” buyrulur. Ahsen-i takvimde yaratılmış bulunan insan, İlâhî isimlerin en mükemmel aynasıdır. Yaratılışıyla Hâlık ismine, hayatıyla Muhyi ismine, şekliyle Musavvir ismine, rızıklanmasıyla Rezzâk ismine ayna olur. Bütün esmâ tecellileriyle var olan insan, bu tecellileri küfür ve isyan sahasında kullanmakla büyük bir zulüm işlemiş olur.

Üçüncü zulüm, “Bütün insaniyetin terzili”:

Terzil; aşağılama, rezil duruma sokma manasına geliyor.

Ahsen-i takvimde yaratılan, iman, marifet ve muhabbet vadisinde büyük dereceler katetmeye namzet olan insanı, küfür ve şirkin bataklığına düşürmek, insanlık mahiyetine yapılan en büyük bir zulümdür.

Yükleniyor...