Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.)

1947 yılında Erzurum’da doğdu. İlk, orta ve yüksek tahsilini aynı ilde tamamladı. 1969 yılında İşletme Fakültesinden mezun oldu. 1970 yılında asistan, 1974’de doktor, 1978’de doçent, 1988’de profesör oldu. Aynı fakülteden 2011 yılında emekli oldu. Şuan tüm mesaisini iman ve Kur’an hizmeti ile geçirmekte, bu sahada eserler telif etmekte, ilmi çalışmalar yapmaktadır.2008 yılından bu yana devam ettirdiği uzun soluklu bir çalışma olacak video ve kitap formatında hazırlanan “Sorularla Sözler” isimli programın çekimleri halen devam etmektedir.Aynı zamanda Mesnevi-i Nuriye üzerine de çalışmalar yapmakta, video ve yazılı olarak istifadeye sunmaktadır.Alaaddin Başar Bey’in çalışmaları internet üzerinde, Sorularla İslamiyet ve Sorularla Risale sitelerinde, kitap ve makale çalışmaları da Zafer Yayınları ve Zafer Dergisinde yayınlanmaktadır. http://alaaddinbasar.com

Sitedeki Yazıları

  1. "Madem ihtiyarlık, hastalık, musibet ve her tarafta vefiyatlar o dehşetli elemi deşiyorlar ve ihtar ediyorlar. Elbette o ehl-i dalâlet ve sefahet, yüz bin lezzeti ve zevki alsa da, yine o mânevî bir cehennem kalbinde yaşar ve yakar..." İzahı?

  2. وَجَعَلْنَاهَارُجُومًالِلشَّيَاطِينِ Bu ayette şeytan çoğul olarak kullanılıyor. Acaba iblisden başka şeytanlar var mıdır? Var ise; bu şeytanlar imtihana tabii midirler?

  3. “Mistar-ı kader üzerinde kudret kalemiyle yazılan mektubat-ı Rabbaniye"ye bir iki örnek vererek, “tefekkür ve istihsan” vazifelerinin nasıl ifa edildiğini biraz açar mısınız?

  4. " ... Hakaik-i Kur'aniyedendir. Kur'an ise hakîmdir." Bunlarla ilgili, Kur'an’dan bir veya birkaç âyet gösterilebilir mi?

  5. " اَحْسَنَ كُلَّ شَىْءٍ خَلَقَهُ " On Sekizinci Söz, İkinci Nokta'nın başındaki ayet ile ilgili bilgi verir misiniz?

  6. " وَمِنَ اللهِ التَّوْفِيقُ وَالْهِدَايَةُ " Bu ibareyi açıklar mısınız?

  7. "'Acaba amelim sahih oldu mu?' der, iade eder. Şu yaranın iki merhemi var. Birinci Merhem: Bu gibi vesvese, ehl-i îtizâl’e lâyıktır..." Ehl-i îtizâl kimlerdir, kısaca açıklar mısınız?

  8. "'Acaba amelim sahih oldu mu?' der, iade eder. Şu yaranın iki merhemi var." Konuyu; Üstadımızın nazara verdiği iki merhem ve iki ilaç noktasında tedavi maksatlı bir makale olarak ele alır mısınız?

  9. "... O zerratı taşmaktan men'ediyor. O bekçi ise, muhit bir ilmin tecellisidir ki, o tecelli kadere, kader de miktara, miktar da kalıba tahavvül eder. Demek, her şey içerisindeki zerrata bir kalıptır." izah eder misiniz?

  10. "... şecere-i hayatın gayesi,.. taşıyla ve ağacıyla, toprağıyla hayattar olan dâr-ı saadetteki hayattır." cümlesini izah eder misiniz? Zâten nebatattan itibaren mahlukat, âlem-i şehadette de hayattar ve canlıdırlar...

  11. "...tabur misâl bir cesedin nizamı altına girmekle birbiriyle tanışan zerrat-ı esasiye ve eczayı asliyeyi bir sayha ile, sur-u İsrafil’in borusu ile toplar." Toplanan malzemeler; "zerrat-ı esasiye" ve "ecza-i asliye" olarak ifade ediliyor. İzah nasıldır?

  12. "Abdal" grubuna giren evliya hakkında kısa bilgi verebilir misiniz?

  13. "Âciz, camid, şuursuz, kör ve iki eli tesadüf ve kuvvet gibi iki körün elinde olan tabiata masdariyet verip…" Bu ibareden ne anlaşılmalıdır? “Tabiata masdariyetin verilmesi” ne demektir ve tabiat nedir?

  14. "Aczin ve fakrın cenahları ile makam-ı âlâ-yı ubûdiyete uçmak" ne anlama gelmektedir? Bu cenahlar sadece "acz" ve "fakr" cenahları mıdır; değilse başka cenahlar neler olabilir?

  15. "Adaletin menfi olan kısmına verilen örneklerde; Ad ve Semud kavminden tut, şu zamanın mütemerrid kavimlerine kadar gelen sille-i tedip ve taziyane-i tazib" ibaresinde; bu tokatların İlâhî bir ceza olduğu insanlarca neden idrak edilemiyor, örnek var mı?

  16. "Adetâ her biri birer turra, birer sikke gibi, o gaybî Zât’tan haber veriyorlar." cümlesinde geçen "turra" ve "sikke" ifadelerini açıklar mısınız?

  17. "Adetâ herbir şey, bütün bu âlemdeki hilkatleri musahhar ediyor." cümlesini biraz izah eder misiniz?

  18. "Adeta sermaye ve iktidarının dairesi eli nereye yetişirse o kadardır." ile "Fakat emelleri, arzuları ve elemleri ve belaları ise, dairesi, gözü, hayali nereye yetişirse ve gidinceye kadar geniştir." cümlelerini açıklar mısınız?

  19. "Âdeta, harekât-ı salâtiyede tekrarla Allahu Ekber, Allahu Ekber demekle kat-ı merâtib ve terakkiyat-ı mâneviyeye ve cüz'iyattan devair-i küllîyeye çıkmasına bir işarettir ve mârifetimiz haricindeki kemâlât-ı kibriyâsının,.." İzah?

  20. "Âfâkî mâlûmat, yani hariçten, uzaklardan alınan mâlûmat, evham ve vesveselerden hâlî olamıyor. Amma, bizzât vicdânî bir şuura mahal olan enfüsî ve dahilî malûmat ise, evham ve ihtimallerden temizdir. Binaenaleyh merkezden muhite,.." izah?

  21. "Âfâkîdir. Yani, mükerrer müşahedat ve müteaddit vakıat ve kerrat ile münasebattan neş’et eden bir nevi hükm-ü tecrübîdir." Bu cümleyi, "Mânevî hedâyâmız onlara gidiyor; onların nuranî feyizleri de bizlere geliyor." cümlesiyle birlikte izah eder misiniz?

  22. "Ahiretin izlerini ve tereşşuhatını bildiren hadsiz keşfiyatlarına ve müşahedelerine ve ilmelyakîn ve aynelyakîn derecesinde bulunan itikadlarına ve imanlarına binaen saadet-i ebediyeyi insanlara müjdeliyorlar." Hakkalyakin mertebesi nazara verilmemiş?

  23. "Ahlâk-ı hasene ile techiz edip bütün âleme muallim ve medenî ümeme üstad eyledi." cümlesini açıklar mısınız?

  24. "Akıl ve hikmet ve istikrâ ve tecrübenin şehadetleriyle sabit olan hilkat-i mevcudattaki adem-i abesiyet ve adem-i israf, saadet-i ebediyeye işaret eder." İzah eder misiniz; "hikmet" konusu ikinci medarda da geçiyordu, ne farkı var?

  25. "Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz. Zira dünya durmuyor, gidiyor. İnsan da beraber gidiyor. Sen de yolcusun..." izah eder misiniz?

  26. "Aklı teslime sevkedecek bir izah isterim." cümlesini açıklar mısınız?

  27. "Aklın Allah hesabına çalıştırılması halinde; sahibini ebedi saadete müheyya eden bir mürşid-i Rabbanî derecesine çıkmasını” nasıl anlamalıyız?

  28. "Aklın pek garib bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki, bazan kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor. Bazan daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdâhaleye çalışır. Bazan da bir katre suda boğulur..." izahı?

  29. "Alâ-yı illiyyîn" ile "esfel-i safilîn" mertebelerini açıklar mısınız? Bunları manevî makamlar olarak mı anlamalıyız?

  30. "Alem bütün mevcûdâtıyla muhtelif dilleriyle, ayrı ayrı nağamatıyla zikr-i İlâhinin halka-i kübrâsında beraber "Lâ ilahe illa Hu" der, vahdâniyete şehadet eder..." Fanilerin ve uful edenlerin açtığı yaraya kelime-i tevhidin çare ve deva olmasının izahı?

  31. "Âlem-i berzah ve âlem-i ervahta bulunan ve ahirete gitmek için bekleyen hadsiz ervah-ı bakiye kafileleri" ne anlama gelmektedir? Âlem-i berzah ve âlem-i ervahın farkı var mı?

  32. "Âlem-i emirden gelen ruh, bekàya mazhar olmak daha ziyade katîdir, lâyıktır. Çünkü zîvücuttur, hakikat-i hariciye sahibidir. Hem onlardan daha kavîdir, daha ulvîdir. Çünkü zîşuurdur. Hem onlardan daha daimîdir, daha kıymettardır. Çünkü zîhayattır." İzah?

  33. "Âlem-i gaybdan sayılan geçmiş ve gelecek mahlukatın dahi manen hayattar bir vücud-u manevîleri ve ruhlu birer sübut-u ilmîleri vardır ki levh-i kaza ve kader vasıtasıyla o manevî hayatın eseri mukadderat namı ile görünür tezahür eder." İzahı nasıldır?

  34. "Âlem-i gaybın bir nevi olan âlem-i ervah; ayn-ı hayat ve madde-i hayat ve hayatın cevherleri ve zâtları olan ervah ile dolu olması, elbette mazi ve müstakbel denilen âlem-i gaybın bir diğer nevi de ve ikinci kısmı dahi cilve-i hayat..." İzahı?..

  35. "Âlem-i ziya, âlem-i hararet, âlem-i hava, âlem-i kehrüba, âlem-i elektrik, âlem-i cezb, âlem-i esir, âlem-i misâl, âlem-i berzah gibi âlemler arasında müzahame ve yer darlığı yoktur. Bu âlemler, hepsi de ihtilâlsiz, müsâdemesiz küçük bir yerde..." izah?

  36. "Âlemin elbette bir müdebbiri ve şu muntazam memleketin bir mâliki, şu mükemmel şehrin bir sahibi, şu musannâ sarayın bir ustası vardır. Biz çalışmalıyız, Onu tanımalıyız." peygamber gönderilemezse dahi, insanlar Allah’ı bilmeli mi?

  37. "Âlemin miftahı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır." cümlesini izah eder misiniz?

  38. "Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir." sırrına mazhar olmak ne demektir? Bu âyet-i kerîme hakkında biraz bilgi verir misiniz? Bir insanda nihâyetsiz kabiliyet-i şerrin, nihâyetsiz kabiliyet-i hayra inkılâb etmesi nasıl olur?

  39. "Allah'a mal olmak ise, bütün eşyayı terk ve her şeyin ondan olduğunu ve ona rücu ettiğini bilmekle olur." izah eder misiniz?

  40. "Allah'ın dünya denilen büyük saatindeki yevm, sene, ömr-ü beşer, deverân-ı dünya, birbirine mukaddime olarak birbirinden haber veriyor, döner, işlerler." Kâinattaki zaman ayarlı faaliyetlerin birbirlerine bağlı olarak dönüp işlediğini nasıl anlamalıyız?

  41. "Allah, kâmil-i mutlak olduğundan lizâtihi mahbubdur. Allah mûcid, vâcibü’l-vücûd olduğundan kurbiyetinde vücud nurları, bu'diyetinde adem zulmetleri vardır." izah eder misiniz?

  42. "Allahü Ekber deyip, mânen ve hayalen veya niyeten iki cihandan geçip, kayd-ı maddîyattan tecerrüd edip bir mertebe-i küllîye-i ubûdiyete veya küllînin bir gölgesine veya bir suretine çıkıp, bir nevi huzura müşerref olup,.." İzah?

  43. "Allah’ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki O, ölüleri de elbette diriltecektir. O, her şeye hakkıyla kadirdir." haşrin ispatı ile ilgili bu ayet hakkında bilgi alabilir miyiz?

  44. "Altıncı temsil: İtaat sırrını gösterir." Temsili devamıyla birlikte açıklar mısınız?

  45. "Altıncısı: Hayvan-ı nâtık gibi bir mahiyet-i mücerredenin küçük ve büyük efrâdına nisbeti, birdir." İzah eder misiniz? Hayvan-ı natık nedir?

  46. "And olsun ki, biz dünya semasını kandillerle süsledik ve onları şeytanlar için atılacak şeyler yaptık." ayetin izahını yapar mısınız? Kişinin aklının almadığı ve tenkit ettiği konu ne olabilir? Zihnin darlaşması ve aklın göze inmesi ne demektir?

  47. "Arkadaş! 'Katre' namındaki eserimde Kur'an'dan ilhamen takib ettiğim yol ile ehl-i nazar ve felsefenin takib ettikleri yol arasındaki fark şudur:.." Remz'in tamamını izah eder misiniz?

  48. "Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazen o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey en küçük bir şeye müsahhar ve mutî olur. Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık..." İzah?

  49. "Arkadaş! Bir kelime-i vahidenin işitilmesinde, bir adam, bin adam birdir. Yaratılış hususunda da kudret-i ezeliyeye nisbeten bir şey, bin şey birdir. Nev’ ile fert arasında fark yoktur." İzah eder misiniz?

  50. "Arkadaş! Bu niyet mes'elesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki, âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...