Masdar (fiil isimler)
Arapça fiiller Türkçede fiil olarak kullanılmazlar. Onun yerine masdar halleri Türkçe’de genelde isim olarak kullanılırlar. Bu yüzden Arapça fiil çekimleri bu çalışmanın dışında kalmaktadır. Burada sadece değişik fiil yapılarının mastar kalıpları üzerinde durulacaktır.
En kolay anlaşılacak masdar, bir kelimenin sonuna –iye/–iyet getirilerek yapılan “yapma masdar”dır. Sonunda bu eklerin olduğu bir kelime genelde mastardır: Cahil-cahiliye, Mesul-mesuliyet, Bedevi-bedeviyet, Sâfi-sâfiyet.
Bunun dışındaki masdarlar, değişik fiil yapılarının bir kurala bağlı mastarlarıdır. Bunlar hakkında fikir edinmek için şu temel bilgilere ihtiyaç bulunmaktadır:
Arapça kelimelerdeki kök harflerine aslî harf denir. Arapça kelime kökleri üç, dört veya beş aslî harf ihtiva ederler. Dörtlü ve beşli kökler çok azdır. Köklerin tamamına yakını üçlüdür. Fiilin herhangi bir harf ilave edilmemiş hâline “mücerred (ilâvesiz) fiil” denir. Arapçada pek çok kelime bu köklerden türetilerek elde edilir. Yeni kelimeler türetilirken, kelimenin kalıbına ve kurala göre bazı yeni harfler eklenir ki bunlara zâit (ilâve) harfler denir. Bunlar eklenmek suretiyle elde edilen yeni kalıptaki fiillere “mezîd (ilâveli) fiil” adı verilir.
Mücerred (ilâvesiz) fiil masdarları
Feâlet (فَعَالَة) | selâmet nedâmet nezâfet letâfet sadâkat sarâhat melâhet şecâat denâet |
Fiâlet (فِعَالَة) | şikâyet rivâyet kırâat zirâat hilâfet ticâret imâmet riyâset |
Fuûlet (فُعُولَة) | suhûlet suûbet hükûmet husûmet |
Fuûl (فُعُولْ) | huzûr hücûm hurûc usûl tulû’ vücûd |
Fa’l (فَعْلْ) | emr kesb katl fehm zann |
Fealân (فَعَلاَنْ) | cereyân heyecân cevelân feyezân halecân |
Fi’l (فِعْلْ) | ilm fikr hiss |
Fu’l (فُعْلْ) | hükm şükr zulm |
Faal (فَعَلْ) | talep ferah kerem zarar gazap |
Mef’alet (مَفْعَلَة) | merhamet maslahat mes’ele |
Mef’ilet (مَفْعِلَة) | ma’rifet mev’ize |
Fial (فِعَلْ) | sıgar kiber sikal |
Fa’let (فَعْلَة) | rahmet nedret kesret |
Fi’let (فِعْلَة) | hidmet (hizmet) ni’met iffet |
Fu’let (فُعْلَة) | kudret sür’at hürmet |
Faâl (فَعَالْ) | kemâl karâr |
Fiâl (فِعَالْ) | firâr visâl ikâb |
Fuâl (فُعَالْ) | suâl türâb |
Fa’lûlet (فَعْلُولَة) | gaybûbet beytûtet şeyhûhat |
Fi’lân (فِعْلاَنْ) | fıkdân irfân nisyân |
Fu’lân (فُعْلاَنْ) | şükrân küfrân hüsrân |
Faîl (فَعِيلْ) | enîn yemîn |
Faûl (فَعُولْ) | kabûl |
Tef’âl (تَفْعَالْ) | tekrâr ta’dâd |
Mef’il (مَفْعِلْ) | mantık mevlid mevhib |
Tabloda kelimenin aslî kök harfleri renkli ve kalın yapılmıştır. Bilmiyor dahi olsak bu KÖK HARFLERİNİ BULMAK bakın ne kadar kolay:
Kelimenin en sonundan sırayla 3 sessiz harfi (aradaki çiftler tek sayılır) tespit ediyoruz; işte bu kadar. Bunların baştan 1.’si kelimenin ilk kök harfini, 2.’si 2., 3.’sü de 3. kök harfini gösterir.
Bu kurala uymayan sadece şudur: Bazı masdarların sonundaki –ât, –et, –ân ekleri kalıp gereği zâit harf olduklarından, onlar sayılmadan geçilmesi lazım. Bir de Arapça kelime kökünde aslî harflerden olan “ع=Ayn” ve “أ=Elif” harflerinin cezimli hâlleri Türkçede yazılırken genelde (’ = apostrof) ile ifade edildiğinden onlar da aslî harflerden sayılmalıdır.
Yanıltacak husus: Ayrıca “ع=Ayn” ve “أ =Elif” harfleri “a, e, u, ü” harfleriyle ifade edilebildiğinden aslî harf karşılığı kullanılan bu harfler hareke zannedilip hesaptan ayrı tutulursa hesap yanlış çıkar. Ama kelimenin aslını tam olarak bilmek uzman işi olduğuna göre, yapacak bir şey yok tabii ki.
Mezîd (ilâveli) fiil masdarları
Bu mastarlar üçlü köklerden bir kurala bağlı olarak türetilmiş mastarlardır. En yaygın sekiz kalıbı vardır.
Bunlar:
| İf’âl (إِفْعَالْ) | Tef’îl (تَفْعِيلْ) | Müfâale (مُفَاعَلَة) | İnfiâl (اِنْفِعَالْ) |
Masdar | İcbâr İdrâk İdhâl | Teşkîl Tahsîn Te’dîb | Muhârebe Mükâleme Münâkaşa | İnkılâb İnşirâh İntihâr |
| İftiâl (اِفْتِعَالْ) | Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) | Tefâul (تَفَاعُلْ) | İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ) |
Masdar | İntikâl İktidâr İftihâr | Tekebbür Tahakkuk Teşekkül | Tecâhül Tekâmül Temâyül | İstihkâr İstiklâl İstimdâd |
Tabloda ilk bakışta dahi gözden kaçmayan bir husus şudur: Aynı kalıptaki bütün kelimelerin harf sayıları eşittir. Aslî kök harflerinin sıralaması da birbiriyle tamamen aynıdır.
Kök harflerini bulma konusunda yukarıda verilen ölçü burada da aynen geçerlidir. Burada kurala uymayan sadece şu vardır: İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbında sondan 3. sessiz harf olan “t” harfi, kalıp gereği yer alan bir zâit harf olduğundan, aslî harf o değil, onun solundakidir.
İf’âl (إِفْعَالْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
İcbâr | Mecbur etmek | Mecburiyet |
İdhâl | Dahil etmek | Duhûl, dehâlet |
İhrâc | Harice çıkarmak | Hurûc, istihrac |
İhzâr | Hazır etmek | Huzur |
İfhâm | Fehmettirmek | Mefhum |
İntâk | Nutuk attırmak | İstintak |
İdrâk | Derk etmek | Müdrik, istidrâk |
Îmân | Îmân etmek | Mü’min |
Îkâz | Îkâz etmek | Teyakkuz |
Îcâd | Îcâd etmek (vücud vermek) | Mûcit |
İfnâ | Fânî yapmak | Fenâ, fâni, tefânî |
İcrâ | İcrâ etmek | Cârî, cereyân |
İrzâ | Râzı etmek | Rıza, razı |
İrâde | Murâd etmek | Mürid, murad |
İcâzet | Cevâz vermek | Câiz, cevaz, |
Tef’îl (تَفْعِيلْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
Teşkîl | Şekillendirmek | Şekil |
Ta’lîm | İlimlendirmek (öğretmek) | İlim, âlim, malum, |
Te’dîb | Edeplendirmek | Edep |
Tasnîf | Sınıflandırmak | Sınıf, musannif |
Tahsîn | Hüsünlendirmek (güzelleştirmek) | Hüsün |
Tekbîr | Büyük saymak, büyültmek | Kebîr, ekber, kübrâ |
Tasğîr | Küçük saymak, küçültmek | Sağîr, asğar, suğrâ |
Tekmîl | Kemâle erdirmek (sonlandırmak) | Kemâl, kâmil, mükemmel |
Takrîb | Yaklaştırmak | Takrîben, karâbet |
Tecziye | Cezalandırmak | Ceza |
Tesviye | Seviyeyi düzeltmek | Seviye |
Tasfiye | Saflaştırmak | Sâfî |
Müfâale (مُفَاعَلَة) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
Muharebe | Harb etmek (savaşmak) | Harp, muharip |
Mükâleme | Kelâm etmek | Kelime, kelâm, tekellüm |
Mükâtebe | Kitâbetleşmek (yazışmak) | Kitap, kitabet, mektep, kütüphane |
Mukâtele | Kıtâle girişmek (ölümüne savaşmak) | Katl, kıtâl, kâtil, maktûl |
Müsâvât | Aynı seviyeye gelme | Seviye, müsavi, tesviye |
İnfiâl (اِنْفِعَالْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
İncizâp | Cezbeye kapılmak | Cezbe, câzibe, meczup |
İnkısâm | Kısımlara ayrılmak | Kısım, taksîm |
İnfitâh | Fetholmak, açılmak | Fetih, fâtih |
İnşikâk | Şakkolmak (yarılmak) | Şakk-ı kamer |
İftiâl (اِفْتِعَالْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
İntişâr | Neşr olmak (yayılmak) | Neşir, nâşir |
İctimâ’ | Cem’ olmak (toplanmak) | Câmi |
İctihâd | Cehd etmek (çabalamak) | Cihâd, müctehid |
İktidâr | Kudret sahibi olmak | Kudret, kâdir, muktedir |
İftihâr | Fahirlenmek (övünmek) | Fahir, müftehir, tefahhur |
İttihâd | Vahdet (birlik) sağlamak | Vâhid, vahdet, tevhid |
İttifâk | Vifâk (uyum) sağlamak | Vifak, muvafakat |
İbtidâ | Başlamak | Mübtedi |
İntihâ | Bitirmek | Müntehi |
İhtiyâc | Muhtaç olmak | Muhtaç |
Iztırâr | Muztarr (çaresiz) kalmak | Zarar, muztarr |
Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
Tekebbür | Kibirlenmek | Kibir, mütekebbir |
Tahakkuk | Gerçekleşmek | Hak, hakikat, muhakkak |
Teşekkül | Şekillenmek | Şekil |
Ta’allüm | İlme ulaşmak (öğrenmek) | İlim, malum, âlim |
Tahattur | Hatırlatmak | Hatır |
Temennî | Temenni etmek |
|
Tefâul (تَفَاعُلْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
Temâyül | Meyletmek | Meyil |
Tecâhül | Câhil görünmek | Cahil, cehalet |
Tekâmül | Kemâl bulma, olgunlaşma | Kâmil, mükemmel |
Tenâsüp | Münasip olma | Nasip, münasip, tensip |
Telâzum | Biri diğerine lâzım olmak | Lazım, lüzûm, iltizam |
Tedâvî | Devâ için çalışmak | Devâ |
İstif’âl (اِسْتِفْعَالْ) kalıbı
Masdar | Anlamı | Yakın kelimeler |
İstihkâr | Hakir görme | Hakir, hakaret |
İstihsâl | Hâsıl etme | Hâsıl, mahsul |
İstintâc | Netice çıkarma | Hâsıl, mahsul |
İstihrâc | Çıkarımda bulunma | Hâriç, hurûc |
İstimdâd | Meded isteme | Medet, imdat |
İstihfâf | Hafife alma | Hafif, tahfîf |
İstintâk | Nutka zorlama (sorgulama) | Nutuk, nâtık |
İstimlâk | Birinin mülkünü satın alma | Mülk, mülkiyet, temlik, müstemleke |
İstifâde | Faydalanmak | Fayda, müstefîd |
İstibkâ | Bekâsını istemek | Bâki, bekâ |
İstîfâ | Affını istemek | Aff, mustafî |