Ruhun Mahiyeti

Hayat bir çeşit tecellî-i vahdettir


Hayat bir nur-u vahdettir; şu kesrette eder tevhid tecellî. Evet, bir cilve-i vahdet eder kesretleri tevhid ve yektâ. Hayat birşeyi herşeye eder mâlik. Hayatsız şey, ona nisbet ademdir cümle eşya.

• • •

Ruh, vücud-u hâricî giydirilmiş bir kanundur


Ruh bir nuranî kanundur; vücud-u hâricî giymiş bir namustur, şuuru başına takmış.1 Bu mevcut ruh, şu makul kanuna olmuş iki kardeş, iki yoldaş.

Sabit ve hem daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi hem âlem-i emir, hem irade vasfından gelir. Kudret vücud-u hissî giydirir, şuuru başına takar, bir seyyâle-i lâtifeyi o cevhere sadef eder.

Eğer envâdaki kanunlara kudret-i Hâlık vücud-u hâricî giydirirse, herbiri bir ruh olur. Ger vücudu ruh çıkarsa, başından şuuru indirirse, yine lâyemut kanun olur.

• • •

Hayatsız vücut adem gibidir


Ziya ile hayatın herbiri, mevcudatın birer keşşafıdır. Bak: Nur-u hayat olmazsa, Vücut adem-âlûddur, belki adem gibidir. Evet, garip, yetimdir, hayatsız ger kamer’se.

• • •

Hayat sebebiyle karınca küreden büyük olur


Ger mizanü’l-vücutla karıncayı tartarsan, onda çıkan kâinat küremize sıkışmaz. Bence küre hayevândır, başkaların zannınca meyyit olan küreyi ger getirip koyarsan, Karıncanın karşısına, o zîşuur başının nısfı bile olamaz.

• • •

Okunan Yer: Sözler, Lemeât
Okuyan: Prof Dr Şadi Eren

İndirme Linkleri
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...