YANLIŞ YORUM
“Allah dilemedikçe siz hiçbir şey dileyemezsiniz.” (İnsan, 76/30)
Bazı kişilerce yanlış yorumlanan bu âyet üzerinde biraz durmak gerekiyor:
Bu ayette insanın irade sahibi olduğu vurgulanmakla birlikte, istediği her sonuca varmasında bu iradenin yeterli olmadığı da ayrıca belirtilmiştir. Allah’ın iradesinin mutlak olduğu nazara verilmiş, kulların İlâhî hükümler karşısında hür ve bağımsız olamayacakları hatırlatılmıştır.
“İnsanlar hür oldular, ama yine abdullahtırlar.”(1)
“Allah dilemedikçe siz hiçbir şey dileyemezsiniz.” (İnsan, 76/30) ayet-i kerimesi, “Şüphesiz Allah Âlim ve Hakîm'dir.” (her şeyi bilendir, hikmet sahibidir)” şeklinde son bulur.
Bu meselenin üç ayrı yönü vardır, bunları birbirine karıştırmamak gerekir:
1. İnsanın kendi iradesine bırakılmış işlerde, insan dilemedikçe Allah o işi yaratmaz. Meselâ: İnsan konuşmayı dilemedikçe Allah onu konuşturmaz. O diledikten sonra, konuşma fiilini Allah yaratır.
2. Bir de insanın iradesi dışında meydana gelen ızdırari fiiller vardır; kalbimizin çalışması, saçlarımızın uzaması, kanımızın temizlenmesi gibi. Bunları irade eden de yaratan da Allah’tır; kulun iradesi burada geçersizdir.
3. Bazı işler de vardır ki, insan onu yapmayı irade eder, ama Allah küllî iradesiyle ona izin vermez. Bunlar günah ve sevaba konu olmayan işlerdir. Meselâ, insan bir şehre gitmek ister, ama yakalandığı bir hastalık yahut geçirdiği bir kaza sebebiyle maksadına ulaşamaz. İşte âyet-i kerîmeyi daha çok bu gibi işler için yorumlamak gerekir. Yani bizim bir şeyi irade etmemiz, o işin mutlaka meydana geleceği manasına gelmez; esas olan Allah’ın meşietidir. O dilerse biz o işe muvaffak oluruz.
Ayet-i kerimeyi yanlış yorumlayarak, “Allah dilerse namaz kılarım ve oruç tutarım. Benim bu konuda bir iradem yoktur.” demek doğru değildir.
(1) bk. Divan-ı Harb-i Örfi, Hakikat.