Block title
Block content
Birincisi: İnsanlara ibadetlerin teklifinden hâsıl olan meşakkatin, hitab-ı İlâhiye mazhariyetten neş’et eden zevk ve lezzetle tahfif edilmesidir.

İkincisi: İnsanın gaibane olan aşağı mertebesinden, huzurun yüksek makamına çıkması ancak ibadet vasıtasıyla olduğuna işarettir.

Üçüncüsü: Muhatabın üç cihetten ibadete mükellef olduğuna işarettir. Kalbiyle teslim ve inkıyada, aklıyla iman ve tevhide, kalıbıyla amel ve ibadete mükelleftir.

Dördüncüsü: Muhatabın mü’min, kâfir, münafık olmak üzere üç kısma ayrılmış olduğuna işarettir.

Beşincisi: İnsanların yüksek, orta, avam tabakalarına hitaben şâmil olduğuna işarettir.

Altıncısı: İnsanlar arasında yapılan nidâ ve hitaplarda âdet edinmiş olan şeylere işarettir ki, insan, evvelâ gördüğü adamı çağırır ve durdurur, sonra kim olduğunu anlamak için alâmetlerine dikkat eder, sonra maksadını anlatır.

Hülâsa: Mezkûr hitap, geçen üç cihetten tekit edilmiş şu nüktelere işarettir.

يَا ile nida edilen insanlar gafil, gaip, hazır, cahil, meşgul, dost, düşman gibi çok muhtelif tabakalara şâmildir. Bu muhtelif tabakalara göre يَا’nın ifadesi değişir. Meselâ, gafile karşı tenbihi ifade eder; gaibe ihzarı, cahile târifi, dosta teşviki, düşmana tevbih ve takri’i gibi her tabakaya münasip bir ifadesi vardır.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 17-20. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 23-24. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

amel : davranış, iş
avâm : halk tabakası, sıradan insanlar
cihet : yön, taraf
derece-i ubudiyet : kulluk derecesi
edat : fiil ve isimlerin dışında kalan, kendi başına bir mânâsı olmadığı halde isim ve fiillerle birlikte mânâ kazanan kelimeler
evvelâ : ilk önce, birinci olarak
gafil : duyarsız, sorumsuz, âhiretten ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranan kimse
gaibâne : görünmeyen; üçüncü şahıs olarak (o, onlar gibi)
gaip : gr. üçüncü tekil ve çoğul şahıslar; önünde, huzurunda olmayan veya huzurunda olduğunu hissetmeyen
hâsıl : oluşma, meydana gelme
hazır : gr. birinci tekil ve çoğul şahıslar; huzurda bulunan, kendini huzurda hisseden
hitaben : hitap ederek
hitâb-ı İlâhiye : ilâhî hitap, sesleniş
hitap : konuşma, sesleniş
huzur : sürekli olarak Allah’ın huzurunda bulunduğunun bilinci içinde olma
hülâsa : özetle
ihzar : huzura getirme
iktiza etme : gerektirme
inkıyad : boyun eğme, itaat etme
kâfir : Allah’ı veya Allah’ın bildirdiği kesin şeylerden birini inkâr eden kimse
kalıb : vücut, beden
makam-ı kurb : makamın yakınlığı, yakın olma
mazhariyet : erişme, nail olma
mertebe-i ulûhiyet : ilâhlık mertebesi
meşakkat : güçlük, zorluk
mezkûr : anılan, sözü geçen
muhatap : hitap edilen
muhtelif : farklı, çeşit çeşit
mü’min : iman eden, Allah’a ve Onun gönderdiği şeylere inanan kimse
mükellef : yükümlü, sorumlu
münafık : iki yüzlü, inanmadığı halde inanmış görünen kimse
münasip : uygun
neş’et etmek : kaynaklanmak
nida : çağrı, sesleniş
nükte : ince ve derin mânâ
şamil : içine alan, kapsamlı
tahfif edilme : hafifletilme
takri’ : azarlama
tekit etmek : pekiştirme, vurgulama
teklif : yükleme, sorumlu tutma
tenbih : ikaz, uyarı
tevbih : azarlama, kınama
tevhid : birleme; herşeyin bir olan Allah’a ait olduğunu bilme ve inanma
Yükleniyor...