Block title
Block content
1 ﴾وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ﴿ Bu kayıtlardan maksat, tehdittir. Tehdidlerin tekit ve teşdit edildiğine binaen, burada 2 اَلنَّاسْ kelimesiyle tekit edilmiştir, 3 حِجَارَة lâfzıyla de teşdit ve tevbih edilmiştir. Şöyle ki: “Menfaat, necat ümidiyle taştan mâmul mâbud ittihaz ettiğiniz sanemler, size tâzip âleti, yani sizi yandırıp yakan ateşe odun olmuşlardır. Zavallılar! Niçin bunu düşünmüyorsunuz?”

S - 4 ﴾اُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ﴿ cümlesinde, makamın iktizahilâfına 5 لَكُمْ yerine 6 لِلْكَافِرِينَ denilmesi neye binaendir?

C - Evet, Kur’ân-ı Kerim’in takip ettiği usul, ale’l-ekser âyetlerin sonunda küllî kaideleri, fezlekeleri söylediğine göre, Kur’ân-ı Kerim, onların Cehennemlik olduklarını ispat eden delilin ikinci mukaddemesine işaret etmek üzere, ism-i zahiri, zamir yerine, yani لِلْكَافِرِينَ cümlesini, لَكُمْ yerine ikame ile tâmim yapmıştır.

Takdir-i kelâm: اُعِدَّتْ لَكُمْ ِلاَنَّكُمْ مِنَ الْكَافِرِينَ وَالنَّارُ اُعِدَّتْ لِلْكَافِرِينَ
Yani: “Siz Cehennemliksiniz. Zira kâfirlerdensiniz. Cehennem de kâfirler içindir.”

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Onun (Cehennem ateşi) yakıtı taş ve insanlardır.
2 : İnsanlar.
3 : Taşlar.
4 : Kâfirler için hazırlandı.
5 : Sizin için.
6 : Kâfirler için.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 21-22. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 25. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

ale’l-ekser : çoğunlukla, genellikle
binaen : -dayanarak
delil : işaret, alâmet; kendisine, doğru bir bakış açısıyla bakıldığında istenilen hedefe ulaştıran şey
fezleke : özet, sonuç
hilâf : aykırılık, terslik
ikame : yerleştirme, koyma
iktiza : gereklilik
ism-i zahiri : açık, görünen isim
ittihaz : edinme, kabul etme
kâfir : Allah’ı veya Allah’ın bildirdiği kesin olan şeylerden birini inkâr eden kimse
kaide : düstur, prensip
küllî : büyük, kapsamlı; fertleri içine alan tür
lâfz : ifade, söz
mâbud : kendisine ibadet edilen, tanrı
mâmul : imal edilen, yapılan ürün
menfaat : yarar, fayda
mukaddeme : başlangıç, önerme, öncül
necat : kurtuluş
sanem : put
takdir-i kelâm : sözün gelişi; lâfız olarak zikredilmediği halde, görünen lâfzın altında kapalı olarak bulunan söz, mânâ
tâmim : umumileştirme, genelleme; bir hükmü aynı cinsin bütün fertlerine verme
tâzip : azap verme, işkence etme
tekit : pekiştirme, kuvvetlendirme
teşdit : şiddetlendirme, güçlendirme
tevbih : azarlama
usul : tarz, yöntem, metod
zira : çünkü
Yükleniyor...