Block title
Block content
S - 1 ﴾فَاتَّقُوا﴿ ittika ile tecennüb, ikisi de bir mânâyı ifade ederler. İttika’nın tecennüb’e cihet-i tercihi nedir?

C - Evet ittika, imana tâbidir. Yani ittika, iman olduktan sonra husule gelir. Tecennübde bu tebaiyet yoktur. Binaenaleyh, ittika kelimesi imanı andırır ve ittika lâfzıyla, imana îma ve işaret edilebilir. Fakat tecennüb kelimesi bu işi göremez. Bunun içindir ki, 2 اِنْ لَمْ تَفْعَلُوا’nun hakikî cezası olan 3 اٰمِنُوا’nun yerinde 4 تَجَنَّبُوا’ya tercihan فَاتَّقُوا ihtiyar ve ikame edilmiştir.

5 ﴾اَلنَّارَ﴿ Nâr’ın اَلْ ile tarifi, nâr’ın mâhudiyet ve malûmiyetine işarettir. Çünkü, enbiya-i izamdan işitilmek suretiyle, zihinlerde malûmiyeti takarrur etmiştir.

S - ﴾اَلَّتِى﴿ esmâ-i mevsuledendir. Sıla, dahil olduğu cümlenin evvelce malûm olduğunu iktiza eder. Halbuki sılası olan 6 وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ evvelce muhataplara malûm değilmiş.

C - 7 نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ âyeti bu âyetten evvel nâzil olduğuna nazaran, muhataplar ondan kesb-i malûmat ettiklerine binaen, burada اَلنَّارُ ile اَلَّتِى arasında tavsif muamelesi yapılmıştır.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Sakının.
2 : “Bunu yapamazsanız ki…” Bakara Sûresi, 2:24.
3 : İman edin!
4 : Çekinin, kaçının.
5 : Ateş.
6 : “Yakıtı insanlar ve taşlar olan Cehennem ateşi.” Bakara Sûresi, 2:24.
7 : “Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateş...” Tahrîm Sûresi, 66:6.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 21-22. âyetin tefsiri / Sonraki Risale: 25. âyetin tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

binaen : -dayanarak
binaenaleyh : bundan dolayı
cezâ : şart cümlesinde cevap, karşılık olarak gelen kısım
cihet-i tercih : tercih yönü, üstünlük tarafı
enbiya-i izam : büyük peygamberler
esmâ-i mevsûle : mânâsı kendisinden sonra gelen cümle içinde açıklanan ve bu cümleyi kendinden sonra gelen cümleye bağlayan kelimelerdir
husule gelme : meydana gelme
ihtiyar etmek : irade etmek, dilemek
ikame etmek : yerleştirmek
iktiza : gerektirme
îma : gizli ve ince bir mânâyı gösterme, işaret etme
istikbal : gr. gelecek zaman
itminan : emin olma, kanaat sahibi olma
ittika : korkup sakınma
kail : söyleyen
kesb-i malûmat : bilgi sahibi olma, bilgi kazanma
lâfz : ifade, söz
mâhudiyet : tanınır, bilinir olma
malûm : bilinen, belli
müebbed : daima, ebedî
müekked : tekidli, pekiştirilmiş
nâr : ateş
nazaran : –göre
nâzil olma : inme, indirilme
nefyetme : olumsuz yapma, kılma
sıla : gr. sıla cümlesi; Arapça’da “ellezî=öyleki” gibi müphem isimlerle bir önceki cümleye bağlanan ve o cümleyi açıklayıcı olarak gelen cümle
şek : şüphe, tereddüt
tâbi : bağlı
takarrur etmek : sabit olmak, yerleşmek
tarif : bildirme, tanıtma
tavsif : vasıflandırma, özelliklerini anlatma
tebaiyet : tabi olma, bağlı olma
tecennüb : uzak durma, çekinme
tercihan : tercih edilerek
Yükleniyor...