Block title
Block content
1 وَعَلٰى اَبْصَارِهِمْ غِشَاوَةٌ Bu cümle ile rüyete, yani göze ait büyük bir nimet-i basariyenin küfürle kaybolduğuna işaret edilmiştir. Zira, gözün nuru, nur-u imanla ışıklanırsa ve kavîleşirse, bütün kâinat gül ve reyhanlarla müzeyyen bir cennet şeklinde görünür. Gözün gözbebeği de, balarısı gibi, bütün kâinat safhalarında menkuş gül ve çiçek gibi delillerinden, burhanlarından alacağı ibret, fikret, ünsiyet gibi usare ve şıralarından vicdanda o tatlı imanlı balları yapar.

Eğer o göz küfür zulmetiyle kör olursa, dünya, genişliğiyle beraber bir hapishane şekline girer. Bütün hakaik-i kevniye, nazarından gizlenir. Kâinat ondan tevahhuş eder. Kalbi ahzan ve ekdar ile dolar.

2 وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ cümlesiyle, küfür şeceresinin âhirete ait zakkum gibi semeresine işaret edilmiştir. 3 لاَيُؤْمِنُونَ kelimesi ise, inzar ile adem-i inzar arasındaki müsavata nassederek 4 سَوَاۤءٌ kelimesine tekittir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Gözlerinde de bir çeşit perde vardır.” Bakara Sûresi, 2:7.
2 : Onlar için büyük bir azap vardır. Bakara Sûresi, 2:7.
3 : İman etmezler.
4 : Eşittir.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: 5. âyetin Tefsiri / Sonraki Risale: 7. âyetin Tefsiri
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

adem-i inzar : uyarmama, ikaz etmeme
âhiret : öteki dünya, öldükten sonraki ebedî hayat
ahzan : hüzünler
burhan : güçlü ve sarsılmaz kesin delil
delil : işaret, alâmet; kendisine, doğru bir bakış açısıyla bakıldığında istenilen hedefe ulaştıran şey
ekdar : kederler
fikret : fikir, düşünce
hakaik-i kevniye : kâinattaki hakikatleri
inzar : uyarma, ikaz
küfür : inkâr, imansızlık
menkuş : nakışlı
müsavat : eşitlik
nassetmek : delil olmak, kesin olarak açıklamak
nazar : göz, görüş, bakış
safha : sayfa, yüz
semere : meyve
şecere : ağaç
şıra : meyveden sıkılan su
tekit : pekiştirme
tevahhuş : vahşete düşme, ürkme, korkma
usare : öz su, sıkılmış meyve suyu
ünsiyet : alışkanlık, yakınlık
zakkum : meyvesi acı olan cehennem ağacı
zulmet : karanlık
Yükleniyor...