Block title
Block content
(Nur Çeşmesi’nde ve Risale-i Nur’da yazılan
bu nevi filozoflardan kırk altıncısıdır.)


ZAT-I KİBRİYA HAKKINDAKİ ÂYETLERİN ULVİYETİ VE KUR'AN'IN KUDSÎ NEZAHETİ

Mister John Davenport, “Hazret-i Muhammed (a.s.m.) ve Kur’ân-ı Kerim” ünvanlı eserinde Kur’ân-ı Kerimden bahsederken şu sözleri söylüyor:

Kur’ân’ın sayısız hususiyetleri içinde bilhassa ikisi fevkalâde mühimdir.

1. Zât-ı Kibriyayı ifade eden âyâtın âhengindeki ulviyettir. Kur’ân-ı Kerim, beşerî zaaflardan herhangi birisini Zat-ı Kibriya’ya isnaddan münezzehtir.

2. Kur’ân, başından sonuna kadar, gayr-ı beliğ, gayr-ı ahlâkî, yahut terbiyeye muhalif fikirlerden, cümlelerden ve hikâyelerden tamamen münezzehtir.

Halbuki bütün bu nakîsalar, Hıristiyanların ellerindeki muharref Kitab-ı Mukaddeste mebzuliyetle vardır.
John Davenport1

• • •

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : John Davenport, An Apology for Mohammed and The Koran, s.80
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Bakara Sûresi / Sonraki Risale: Bir Müdafaa (Takriz)
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âhenk : uygunluk
amelî : uygulama ile ilgili, tatbikata dair, davranışla ilgili
Arapça : Arap dili
âyât : âyetler, deliler, Kur’ân’ın cümleleri
bâtıl itikad : gerçek dışı, boş inanç
beşerî : insanla ilgili, insana ait
bilhassa : özellikle
binaenaleyh : bundan dolayı
Doktor Maurice :
esasat-ı diniye : dinin esasları, temelleri
fevkalâde : olağanüstü
filozof : felsefe ile uğraşan, felsefeci
gayr-ı ahlâkî : ahlâk dışı, ahlâka uygun olmayan
gayr-i beliğ : belağatlı olmayan, güzel ve yerinde söylenmeyen söz
hâdim : hizmetçi, hizmet eden
Hıristiyan : (bk. bilgiler – Hıristiyanlık)
hudut : sınır
hususiyet : özellik
İncil :
isnad : dayandırma
Kitab-ı Mukaddes : Mukaddes Kitap; Tevrat, Zebur ve İncil
kudsî : her türlü kusur ve noksandan uzak
mahiyet : asıl nitelik, esas, özellik
mebzuliyetle : bolca, çoklukla
menba : kaynak
muavenet : yardım, yardımlaşma
muhafız : koruyucu, bekçi
muhalif : aykırı, zıt
muharref : aslı tahrif edilmiş, bozulmuş
münezzeh : arınmış, kusur ve eksiklikten yüce
nakîsa : kusur, noksan, eksiklik
nevi : çeşit, tür
nezâhet : nezihlik, temizlik
Nur Çeşmesi : Bediüzzaman’ın eserlerinden biri
tarümar : darmadağınık etme, parçalama
tashih : düzeltme
telâkki : anlama, kabul etme
tenvir : nurlandırma, aydınlatma, parlatma
tercüme : bir sözü bir dilden başka bir dile çevirme
Tevrat :
ulviyet : yücelik, yükseklik
zaaf : zayıflık, güçsüzlük
Zât-ı Kibriyâ : sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi olan Allah
Yükleniyor...