Block title
Block content
KUR'AN BÜTÜN DİNÎ KİTAPLARA FÂİKTİR!

Alman âlimlerinden ve müsteşriklerinden Jochahim du Rulpp Kur’ân’ın sıhhate verdiği ehemmiyetten bahsederken şu sözleri söylüyor:

İslâmiyetin, şimdiye kadar Avrupa muharrirlerinden hiçbirinin nazar-ı dikkatini celb etmeyen bir safhasını bahis mevzuu etmek istiyorum. İslâmiyetin bu safhası, onun sıhhati muhafaza için vuku bulan emirleridir. Evvelâ şunu itiraf etmek lâzımdır: Kur’ân, bu nokta-i nazardan bütün dinî kitaplara fâiktir. Kur’ân’ın tarif ettiği basit, fakat mükemmel sıhhî kaideleri nazar-ı dikkate alırsak, bu mukaddes kitap sayesinde, bütün dünyanın bazı kısımlarıyla, haşarat mahşeri olan Asya’nın müthiş bir tehlike olmaktan kurtulduğunu görürüz. Müslümanlık nezafeti, temizliği, nezaheti bütün sâliklerine farz etmekle, birçok tahripkâr mikropları imha etmiştir.
Jochahim

• • •
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Bakara Sûresi / Sonraki Risale: Bir Müdafaa (Takriz)
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âlim : ilim sahibi
bahis mevzu : söz konusu
bünyan : yapı, bünye, saray
celb etme : çekme
fâik : üstün
farz etmek : şart koşmak, zorunlu tutmak
gıybet : arkadan çekiştirmek, o anda yanında olmayan birisinin aleyhinde konuşmak
haşarat : zehirli böcekler
hıyanet : hainlik, ihanet
hüsn-ü niyet : iyi niyet
iffet : namus
iktisat : tutumluluk
imha etme : yok etme
intişar : yayılma
israf : savurganlık
istikamet : doğruluk
kaide : düstur, prensip
mahşer : haşir meydanı, kıyametten sonra insanların âhirette tekrar diriltilip toplanacakları yer
muhafaza : koruma, saklama
muharrir : yazar, gazeteci
muhitü’l-maarif : ilim okyanusu, ilim ansiklopedisi
mukaddes : her türlü çirkinlikten ve eksiklikten arınmış, kutsal
müessir : tesirli, etkili
mükemmel : noksansız, kusursuz
münhasır : ait, mahsus, sınırlı
müsamaha : hoşgörü
müsteşrik : Oryantalist; Avrupalı olduğu halde, Doğu milletlerinin tarih, dil, din ve edebiyatıyla ilgili araştırma yapan kimse
nazar-ı dikkat : dikkat içeren bakış
nezafet : temizlik
nezahet : nezihlik, temizlik
nokta-i nazar : bakış noktası, açısı
rezilet : rezillik, aşağılık
safha : merhale, aşama, dönem
sâlik : yol alan, bir yol veya meslekte yürüyen
seciye : huy, karakter
sıhhat : sağlamlık, doğruluk, sağlık
sıhhî : sağlıklı
sulhperverlik : barışseverlik
tahammül : dayanma, katlanma, sabretme
tahripkâr : tahrip ederek
takbih : kötüleme, çirkin görme
vuku bulma : meydana gelme
Yükleniyor...