Block title
Block content
On İkinci Lem’a

Refet Beyin iki cüz’î suali münasebetiyle, iki nükte-i Kur’âniyenin beyanına dairdir.
2 وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ1 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَعَلٰى اِخْوَانِكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ 3

Aziz, sıddık kardeşim Refet Bey,

Senin, bu müsaadesiz zamanımda suallerin, beni müşkül bir mevkide bulunduruyor. Bu defaki iki sualin çendan cüz’îdir, fakat iki nükte-i Kur’âniyeye münasebettar olduklarından ve küre-i arza dair sualiniz coğrafya ve kozmoğrafyanın yedi kat zemin ve yedi tabaka semâvâta tenkitlerine temas ettiğinden, bana ehemmiyetli geldi. Onun için, sualin cüz’iyetine bakmayarak, ilmî ve küllî bir surette, iki âyet-i kerimeye dair İki Nükte icmâlen beyan edilecek. Sen de cüz’î sualine karşı ondan hisse alırsın.

BİRİNCİ NÜKTE

İki Noktadır.

BİRİNCİ NOKTA:

وَكَاَيِّنْ مِنْ دَابَّةٍ لاَ تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْ 4

اِنَّ اللهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ 5

âyetlerinin sırrınca, rızık doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâlin elindedir ve hazine-i rahmetinden çıkar. Herbir zîhayatın rızkı taahhüd-ü Rabbânîsi altında olduğundan, açlıktan ölmek olmamak lâzım gelir.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah’ın adıyla.
2 : “Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı hamd ile tesbih etmesin.” İsrâ Sûresi, 17:44.
3 : Selâm, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin ve kardeşlerinizin üzerine olsun.
4 : “Yeryüzünde yürüyen ve kendi rızkını yüklenemeyen nice canlı vardır. Onları da sizi de rızıklandıran Allahtır.” Ankebut Sûresi, 29:60.
5 : “Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan, ancak Allah’tır.” Zâriyat Sûresi, 51:58.
| Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: On Birinci Lem'a / Sonraki Risale: On Üçüncü Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âyet-i kerime : Kur’ân’ın herbir cümlesi
aziz : çok değerli
beyan : açıklama, anlatım
cüz’î : ferdî, küçük
çendan : gerçi
dair : ilgili, ait
ehemmiyetli : önemli
icmâlen : kısaca
ilmî : bilimsel
kozmoğrafya : astronomi, gök bilimi
küllî : geniş kapsamlı
küre-i arz : yer küre, dünya
lem’a : parıltı
mevki : yer, konum
münasebetiyle : dolayısıyla
münasebettar : ilgili, bağlantılı
müsaadesiz : uygunsuz, izin vermeyen
müşkül : zor
nükte : derin anlamlı söz
nükte-i Kur’âniye : Kur’ân’daki çok ince ve zarif mânâ
semâvât : gökler
sıddık : çok doğru ve sadık
suret : biçim, şekil
tenkit : eleştiri
zemin : yeryüzü
Yükleniyor...