Block title
Block content
İKİNCİ CİHET ihbar-ı gaybî şudur ki: مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ fıkrasıyla ihbar ediyor ki, “Sahabeler ve Tâbiînler, ibadette öyle bir dereceye gelecekler ki, ruhlarındaki nuraniyet yüzlerinde parlayacak ve cephelerinde kesret-i sücuddan hâsıl olan bir hâtem-i velâyet nev’inde, alınlarında sikkeler görünecek.”

Evet, istikbal bunu vuzuhla ve kat’iyetle, parlak bir surette ispat etmiştir. Evet, o kadar acip fitneler ve dağdağa-i siyaset içinde, gece ve gündüzde Zeynelâbidin gibi bin rekât namaz kılan ve Tâus-u Yemenî gibi kırk sene yatsı abdestiyle sabah namazını edâ eden 1 çok mühim pek çok zatlar مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ sırrını göstermişlerdir.

YEDİNCİSİ

وَمَثلُهُمْ فِى اْلاِنْجِيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْئَهُ فَاٰزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوٰى عَلٰى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ 2

fıkrası, iki cihetle ihbar-ı gaybîdir.

BİRİNCİSİ: Nebiyy-i Ümmîye nisbeten gayb hükmünde olan İncil’in Sahabeler hakkındaki ihbarını ihbardır.

Evet, İncil’de, âhirzamanda gelecek Peygamberin (a.s.m.) vasfında
3 مَعَهُ قَضِيبٌ مِنْ حَدِيدٍ وَ اُمَّتُهُ كَذَلِكَ gibi âyetler var.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : bk. Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn: 1:359; ez-Zehebî, Siyeru A’lâmü’n-Nübelâ: 4:547.
2 : “İncil’deki vasıfları ise şöyledir: Onlar filizini çıkarmış, sonra git gide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş bir ekine benzer ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Allah’ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir.” Fetih Sûresi: 48:29.
3 : “Onun demirden bir asâsı, yani kılıcı olacak ve onunla savaşacak. Ümmeti de onun gibi olacak.” Nebhânî, Hüccetullah ale’l-Âlemîn: 99:114.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Altıncı Lem'a / Sonraki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

acip : hayret verici
âhirzaman : dünya hayatının kıyamete yakın son devresi
âyât : âyetler
âyet : Kur’ân’ın her bir cümlesi
cephe : yüz, alın
cihet : yön
dağdağa-i siyaset : siyasî kargaşa ve çalkantılar
edâ eden : yerine getiren
fıkra : ifade, cümle
fitne : ahlâkta ve toplum düzeninde azgınlık ve bozgunculuk
gayb : bilinmeyen ve görünmeyen âlem
hâsıl olan : meydana gelen
hâtem-i velâyet : velilik mührü
ihbar etmek : haber vermek
ihbar : haber verme
ihbar-ı gaybî : bilinmeyen ve görünmeyen şeyler hakkında haber verme
İncil : Hazret-i İsa’ya gelen kutsal kitap
istikbal : gelecek zaman
kat’i : şüphesiz, kesin
kesret-i sücud : bir çok kez secdeye gitme
müteaddit : bir çok
Nebiyy-i Ümmî : okuma-yazması olmayan peygamber
nev’i : çeşit
nisbeten : kıyasla
nuraniyet : nurlu olma
rekât : namazda bir kıyam, bir rüku’ ve iki secdeden oluşan bölüm
Sahabe : Hz. Peygamberi (a.s.m.) hayattayken görüp onun yolundan giden Müslümanlar
sikke : mühür, işaret
Sûre-i Feth : Fetih Sûresi, Kur’ân-ı Kerimin 48. sûresi
suret : biçim, şekil
Tâbiîn : Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan hadis dinlemiş, ders almış olan Müslümanlar
tahrifat : bir şey üzerinde yapılan değiştirme ve bozma işlemleri
tasdik etmek : onaylamak
vasıf : özellik, sıfat
vuzuh : açıklık
zât : kişi
Yükleniyor...