Block title
Block content
Hem وَالصَّالِحِينَ kaydıyla, Ehl-i Suffe gibi taat ve ibadette Tevrat’ın senâsına mazhar olmuş ehl-i salâhat ve takvâ ve ibadet, istikbalde kesretle bulunacağını ihbar etmekle beraber,

وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا cümlesi, Sahabeye ilim ve amelde refakat ve tebaiyet eden Tâbiînlerin tebaiyetini tahsin etmekle, ebed yolunda o dört kafilenin refakatlerini hasen ve güzel göstermekle beraber; Hazret-i Hasan’ın (r.a.) birkaç ay gibi kısacık müddet-i hilâfeti çendan az idi, fakat اِنَّ الْخِلاَفَةَ بَعْدِى ثَلاَثُونَ سَنَةً hükmüyle ve ihbar-ı gaybiye-i Nebeviyenin tasdikiyle ve

1 اِبْنِى حَسَنٌ هٰذَا سَيِّدٌ سَيُصْلِحُ اللهُ بِهِ بَيْنَ فِئَتَيْنِ عَظِيمَتَيْنِ hadisindeki mucizâne ihbar-ı gaybî-yi Nebevîyi tasdik eden ve iki büyük ordu, iki cemaat-i azîme-i İslâmiyenin musalâhasını temin eden ve nizâı ortalarından kaldıran Hazret-i Hasan’ın (r.a.) kısacık müddet-i hilâfetini ehemmiyetli gösterip, Hulefâ-i Erbaaya bir beşinci halife göstermek için, ihbar-ı gaybî nev’inden mânâ-yı işarîsiyle ve

وَحَسُنَ اُولٰۤئِكَ رَفِيقًا kelimesinde beşinci halifenin ismine, ilm-i belâgatte “müstetbeâtü’t-terâkib” tabir edilen bir sırla işaret ediyor.

İşte, mezkûr işarî ihbarlar gibi daha çok sırlar var. Sadedimize gelmediği için şimdilik kapı açılmadı. Kur’ân-ı Hakîmin çok âyâtı var ki, herbir âyet çok vecihlerle ihbar-ı gaybî nev’indendir. Bu nevi ihbârât-ı gaybiye-i Kur’âniye binlerdir.

رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَاۤ اِنْ نَسِينَاۤ اَوْ اَخْطَاْنَا 2

سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 3

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : “Şu benim oğlum Hasan, seyyiddir. Allah onun vasıtasıyla Müslümanların iki büyük ordusunu barıştıracaktır.” Buharî, Fiten: 20; Tirmizî, Menâkıb: 25; Nesâî, Cum’a: 27; Müsned, 5:38, 44,49, 51.
2 : “Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” Bakara Sûresi, 2:286.
3 : “Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” Bakara Sûresi, 2:32.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Altıncı Lem'a / Sonraki Risale: Sekizinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

amel : dinin emirlerini yerine getirme
âyât : âyetler
cemaat-i azîme-i İslâmiye : büyük İslâm topluluğu
çendan : gerçi
ebed : sonsuzluk
ehl-i salâhat : Allah’ın bütün emirlerini yerine getiren sâlih kişiler
hadis : Peygamberimize ait söz, fiil, davranış veya onun onayladığı başkasına ait söz, fiil ve davranışlar
halife : Hz. Peygamberden sonra idarecilik görevini üstlenen kişi
hasen : güzel
Hulefâ-i Erbaa : dört büyük halife
ihbar etmek : haber vermek
ihbârât-ı gaybiye-i Kur’ân : geçmiş ve gelecek zamana ait olan haberleri bildiren Kur’an
ihbar-ı gaybiye-i Nebeviye : Hz. Peygamberin geleceğe dair haber vermesi
ilm-i belâgat : belâgat ilmi
istikbal : gelecek zaman
işarî : işaret yoluyla
kafile : grup, topluluk
kesret : çokluk
Kur’ân-ı Hakîm : her âyet ve sûresinde sayısız hikmet ve faydalar bulunan Kur’ân
mânâ-yı işarî : bir sözün dolaylı olarak ifade ettiği anlam
mazhar olmak : sahip olmak, elde etmek
mezkûr : adı geçen
mu’cizâne : mu’cizeli şekilde
musalâha etmek : barışmak
müddet-i hilâfet : halifelik süresi
müstetbeâtü’t-terâkib : bir sözdeki kelimelerin çağrıştırdıkları mânâlar
nev’i : tür, çeşit
nizâ : kavga, uyuşmazlık
sahabe : Hz. Peygamberi (a.s.m.) hayattayken görüp, onun yolundan giden Müslümanlar
tâbiîn : Hz. Peygamberin (a.s.m.) ashabıyla görüşmüş, onlardan hadis dinlemiş, ders almış olan Müslümanlar
tahsin etmek : güzel bulmak
takvâ : Allah’ın emirlerini tutup, günahlardan sakınma
tebaiyet etmek : tabi olmak, uymak
vecih : yön
Yükleniyor...