Block title
Block content
Evet, medrese-i Yusufiyede, çok emârelerle, her sıkıntı ve zahmetin on, belki yüz misli maddî ve mânevî faydalar ve güzel neticeler ve imana geniş ve hâlis hizmetler, gözleriyle gördüklerinden, tam ihlâsa muvaffak olurlar, daha cüz’î ve hususî menfaatlere tenezzül etmezler.

Bu çilehanelerin bana mahsus bir letâfeti ve hazîn, fakat tatlı bir vaziyeti var. Şöyle ki:

Ben gençlik zamanında bizim memlekette gördüğüm eski medresenin aynı vaziyetini görüyorum. Çünkü, vilâyât-ı şarkiyede eski âdet medrese talebelerinin bir kısmının tayınatları dışarıdan geliyordu. Ve bazı medreseler, içinde pişiriyorlardı.

Ve daha kaç cihette bu çilehaneye benziyorlardı. Ben de lezzetli bir tahassür içinde buraya baktıkça, o eski gençlik ve şirin zamana hayalen gidiyorum ve ihtiyarlık vaziyetlerini unutuyorum.

Yirmi Altıncı Lem’anın Zeyli


Yirmi Birinci Mektup olup, Mektubat mecmuasına idhal edildiğinden buraya derc edilmedi.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Beşinci Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi Yedinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

âdet : gelenek, alışkanlık
cihet : taraf, yön
cüz’î : ferdî, az
çilehane : yalnız başına çile çekilip ibadet edilen yer
derc edilme : yerleştirilme
emâre : belirti, işaret
hâlis : içten, samimi, katıksız
hazîn : hüzün veren, acıklı, kederli
hususî : özel
idhal edilme : dahil edilme, içine alınma
ihlâs : ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme
lem’a : parıltı
letâfet : hoşluk, güzellik
mahsus : has, özel
mecmua : belli bir konuda yazılan yazıların toplandığı eser
medrese : İslâm dünyasında düzenli öğretim kuruluşu, okul
medrese-i Yusufiye : Hz. Yusuf’un (a.s.) hapiste kalmasına benzetilerek, iman ve Kur’ân’a hizmetinden dolayı tutuklananların hapsedildiği yer; hapishane
menfaat : fayda, yarar
muvaffak olmak : başarmak
müdafaa : savunma
neşredilmek : yazılmak
netice : sonuç
tahassür : özlem, hasret çekme
talebe : öğrenci
tayınat : erzak, yiyecekler
tenezzül etme : inme, alçalma
vaziyet : durum
vilâyât-ı şarkiye : doğu illeri
zeyl : ek, ilâve
Yükleniyor...