Block title
Block content
Hattâ ben azmetmiştim ki, arkadaşlarımın beraatlerinden sonra bir suç gösterip hapiste kalacağım. Hüsrev ve Feyzi gibi mücerredler benim yanımda kalsın ve bir bahane ile, insanlarla görüşmemek ve vaktimi lüzumsuz sohbetlerle ve tasannu ve hodfuruşlukla geçirmemek için tecrid koğuşunda bulunacağım. Fakat kader-i İlâhî ve kısmetimiz bizi başka çilehaneye sevk ettiler.

2 عَسٰۤى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ1 اَلْخَيْرُ فِيمَا اخْتَارَهُ اللهُ

sırrıyla, ihtiyarlığıma merhameten ve hizmet-i imaniyede daha ziyade çalıştırmak için, ihtiyar ve kudretimizin haricinde bu üçüncü medrese-i Yusufiyede vazife verildi.

Evet, inâyet-i İlâhiye, ihtiyarlığıma merhameten, kuvvetli ve gizli düşmanı bulunmayan gençliğime mahsus olan mağaralarımı, hapishanenin tecrid-i münferit menzillerine çevirmesinde üç hikmet ve hizmet-i Nuriyeye üç ehemmiyetli faydası var:

Birinci hikmet ve faide: Nur talebelerinin bu zamanda toplanmaları, zararsız olarak, medrese-i Yusufiyede olur. Ve birbirini görüp sohbet etmek, hariçte masraflı ve şüpheli olur. Hattâ benimle görüşmek için bazıları kırk elli lirayı sarf ederek gelip, ya yirmi dakika veya hiç görüşmeden döner, giderdi. Ben bazı kardeşlerimi yakından görmek için hapsin zahmetini severek kabul ederdim. Demek hapis bizim için bir nimettir, bir rahmettir.

İkinci hikmet ve faide: Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imaniye, her tarafta ilânatla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur. İşte, hapsimizle, Nurlara nazar-ı dikkat celb olunur, bir ilânat hükmüne geçer. En ziyade muannid veya muhtaç olanlar onu bulur, imanını kurtarır ve inadı kırılır, tehlikeden kurtulur ve Nurun dershanesi genişlenir.

Üçüncü hikmet ve faide: Hapse giren Nur talebeleri birbirinin hallerinden, seciyelerinden, ihlâs ve fedakârlıklarından ders almalarıyla beraber, Nurlar hizmetinde dünyevî menfaatleri daha aramazlar.

Dipnotlar - Arapça İbareler - Haşiyeler:

1 : Hayır, Allah’ın ihtiyar etmiş olduğu şeydedir.
2 : “Bakarsınız, sizin hoşlanmadığınız birşey, hakkınızda hayırlı olur.” Bakara Sûresi, 2:216.
« Önceki Sayfa  | | Sonraki Sayfa »
Önceki Risale: Yirmi Beşinci Lem'a / Sonraki Risale: Yirmi Yedinci Lem'a
Ekranı Genişlet
Lügat Listesi

Lügatler :

beraat : temize çıkma, suçsuz olduğunun anlaşılması
çilehane : yalnız başına çile çekerek ibadet edilen yer
dünyevî : dünya ile ilgili
hariçte : dışında
hikmet : fayda, gaye
hizmet-i imaniye : iman hizmeti
hizmet-i Nuriye : Risâle-i Nur hizmeti
hodfuruşluk : kendi kendini beğenmek ve kendini satmaya çalışmak
ihlâs : ibadet ve davranışlarda sadece Allah’ın rızasını gözetme
ihtiyar : irade, seçme gücü, tercih
ilânat : ilânlar, duyurular
iman : Allah’a inanma
inâyet-i İlâhiye : Allah’ın yardımı, lütfu
kader-i İlâhî : Allah’ın belirlediği kader programı
kudret : güç, iktidar
mahsus : has, özel
medrese-i Yusufiye : Hz. Yusuf’un (a.s.) hapiste kalmasına benzetilerek, iman ve Kur’ân’a hizmetinden dolayı tutuklananların hapsedildiği yer; hapishane
menzil : yer, mekân
merhameten : şefkatinden, acıdığından
muannid : inatçı
mücerred : bekar
nazar-ı dikkati celb etmek : dikkat çekmek
nimet : iyilik, lütuf
Nur talebeleri : Risale-i Nur Külliyatını okuyan ve hizmetinde bulunanlar
Nurlar : Risale-i Nur Külliyatı
rahmet : İlâhî şefkat ve merhamet
seciye : huy, karakter
sevk etmek : göndermek
tasannu : yapmacık harekette bulunma
tecrid koğuşu : tek kişilik hücre
tecrid-i münferit : tek kişilik hücre hapsi
ziyade : çok, fazla
Yükleniyor...